- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
27 Ağustos 2026- İstanbul21°C▼
- Ankara22°C
- İzmir25°C
- Konya20°C
- Sakarya17°C
- Şanlıurfa26°C
- Trabzon23°C
- Gaziantep23°C
MUSTAFA SÜS: DOSTLUĞUN MİHENGİ
Kimlerle dost olunur diye sordum ustaya…

04 Kasım 2022 Cuma 10:12
Mecburen bir araya geldiği insanlarla gönül köprüleri kurabiliyor da bu köprüleri uzun süre sağından solundan tamir ederek ayakta tutabiliyorsa ve zamanla mecburen uzak kaldığı insanlarla da bağını koparmadan hayatına devam edebiliyorsa… Bu tür insanlarla dost olunur, dedi usta.
Peki, kimlerle dost olunmaz deyince…
Hani girdiği her ortamda gözüne en işe yarar birini kestirip en çok onunla samimi olup hatta ona cömertlikler yapıp onu kendisine gebe bırakıp başı sıkışınca ilk onun kapısını çalan tiplerle dost olunmaz, onlardan dost olsaydı başı sıkışır sıkışmaz önceki dostlarını arardı, yenilere sıra gelmezdi, dedi.
Ustam bu kadar tecrübeyi ne okudun da edindin, dedim.
Okumakla bilgi sahibi olunur guzum, ilim başkadır.
Okumak bilgi sahibi olmanın ön şartıdır esas olan yaşamak, yaşayarak öğrenmek…
İlim ve tecrübe yaşayarak elde edilir ayrıca çoğu kitabî bilgi insanı yanıltır zira teorik ile pratik birbirinden farklıdır.
Kitapta yazılanlara bakarak hayat öğrenilmez, mesela kitabın yazarı senin nefesinin hemen kesildiğini bilmez ve yüz metreyi on saniyede koşarak bitiren diğer insanları örnek gösterir sana, sen de koşamazsan kendini kötü hissedersin.
O yüzden kitabın kuru bilgisi yaşamın ağır şartları ile örtüşüyorsa o kitaba kulak verilir yoksa kuru bilgiyle bilgi kibirlisi olur çıkarsın.
Hele dost edinirken, arkadaş edinirken kitaba bakmak başlı başına garabettir.
Bunlar için atasözlerimiz de mevcuttur.
”Anasına bak kızını al Kenarına bak bezini al.” gibi.
Burada atalarımız asabiyetin öneminden söz etmiş.
Soy gerçekten önemlidir. Herkes aslına rûcu eder, bu kaçınılmazdır.
Kediye çay tepsisi taşımayı öğretirsin ama fareyi görünce tepsiyi fırlatıp fareye koşar kedi.
Tabi günümüzde yiyip yiyip semiren, insanların doğadan kopardığı kedileri saymazsak.
Konumuz kedi değil tâbi.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.