- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
NEFRET İDEOLOJİSİ VE GÖRÜNÜRLÜK KRİZİ
Dr. Muhammed Ersin Toy

18 Nisan 2026 Cumartesi 23:10
ABD'de çok yaygın olan okul saldırılarıyla ilgili Amerikan enstitülerinin kaleme aldığı çalışmalar şunu söylüyor: Bu tür saldırılar tek bir nedenden doğmaz; çoklu risklerin bir araya gelmesiyle vuku bulur. Bu yüzden katile değil, katilin çıktığı zemine bakmak gerekir. Çünkü katil neden değil, sonuçtur. Bu katilin yetiştiği zemine de bakmamız gerekiyor.
Türkiye olarak, tüm ülke olarak, toplum olarak iliklerimize kadar derin bir yasın içinden geçiyoruz. 14 Nisan 2026'da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde eski bir öğrencinin lisede pompalı tüfekle ateş açması sonucu 16 kişi yaralandı; saldırgan daha sonra yaşamına son verdi. Henüz bu olayın şoku dinmemişken, 15 Nisan 2026'da Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 14 yaşındaki bir çocuk 9'u öğrenci, 1'i öğretmen olmak üzere 10 kişiyi öldürdü, 13 kişiyi yaraladı ve ardından hayatını kaybetti. Türkiye'de okul saldırılarının son derece nadir görülmesi, bu iki olayı sıradan bir asayiş vakasının çok ötesine taşıdı. Bu artık sadece bir güvenlik meselesi değildir; çocukların dünyasını, eğitim sistemini, dijital çevreyi, aileyi ve toplumun gidişatını birlikte sorgulamayı zorunlu kılan çok daha büyük bir alarmdır. Bugün asıl mesele, sadece "bu çocuklar bunu neden yaptı?" sorusunu sormak değildir. Elbette bu soru önemlidir. Ama ondan daha büyük soru şudur: Dünya nereye gidiyor, Türkiye nereye gidiyor, çocukluk neye dönüşüyor ve biz buna ne kadar hazırlıklıyız?
Çünkü karşımızdaki tablo, iki çocuk failin psikolojisinden ibaret değildir. Bu tablo; çocukların büyüdüğü sosyal çevrenin, eğitim sisteminin, okul yapısının, dijital dünyanın, kültürel iklimin, akran ilişkilerinin, aile içi denetimin ve koruma mekanizmalarının aynı anda aşındığını, yozlaştığını ve yapay zekâ ile birlikte baş döndürücü bir hızla değiştiğini gösteren daha büyük bir krize işaret etmektedir. ABD'de çok yaygın olan bu okul saldırılarıyla ilgili Amerikalı enstitülerin kaleme aldığı çalışmalar da bunu söylüyor: Bu tür saldırılar tek bir nedenden doğmaz; çoklu risklerin bir araya gelmesiyle vuku bulur. Bu yüzden katile değil, katilin çıktığı zemine bakmak gerekir. Çünkü katil neden değil, sonuçtur. Bu katilin yetiştiği zemine de bakmamız gerekiyor.
Nefret ideolojisi
Evet, bugün iki olay da ülke olarak bizi derinden sarstı. Ama Kahramanmaraş'taki olayı daha derinlikli okumak zorundayız. Bu olayın en çarpıcı ayrıntılarından biri, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ortaya koyduğu dijital izlerdir. Emniyet'in 16 Nisan 2026 tarihli açıklamasına göre fail İsa Aras Mersinli'nin WhatsApp profil fotoğrafı, 2014 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük bir saldırı gerçekleştiren Elliot Rodger'a aitti. Bu ayrıntı son derece önemlidir. Çünkü Rodger, sadece geçmişte cinayet işlemiş bir fail değildir. 23 Mayıs 2014'te Kaliforniya'nın Isla Vista bölgesinde altı kişiyi öldürmüş, on dört kişiyi yaralamış; saldırıdan önce manifesto ve videolar bırakarak nefretini açıkça ideolojik bir söyleme dönüştürmüştür. Sonraki yıllarda da bazı çevrim içi platformlarda, erkekliğin modern krizleri ve ergenliğin dönüşümü ekseninde sembolik bir figüre dönüşmüştür. Elliot Rodger, "incel" olarak adlandırılan, kadınlar tarafından beğenilmediğini ve dışlandığını düşünen; buna tepki olarak öfkesini, nefretini ve intikam arzusunu şiddet yoluyla dışa vuran çevrelerde bir tür rol model olarak sunulmaktadır. Bu nedenle Kahramanmaraş saldırısının faili İsa Aras Mersinli'nin Rodger'ı profil fotoğrafı yapması, rastgele seçilmiş bir görsel değil; belirli bir nefret anlatısına, belirli bir ergenlik krizine ve şiddeti meşrulaştıran dijital bir rol model alanına açılan son derece kritik bir işarettir.
İsa Aras Mersinli, profil fotoğrafını bu katil yaparak aslında idealize edilmiş bir hayranlığını, rol modelini de açığa çıkarmaktadır. Aynı açıklamada, olayın ilk bulgulara göre terör bağlantılı değil bireysel saldırı olarak değerlendirildiği; failin babasının tutuklandığı ve dijital materyallerin incelemeye alındığı belirtildi. Medyada da saldırganın bilgisayarında 11 Nisan tarihli saldırı planı niteliğinde bir yazılı belge bulunduğu, saldırıda babasına ait beş tabancanın kullanıldığı ve olaydan sonra suçu ve suçluyu öven yüzlerce hesap ile bazı Telegram gruplarına erişim engeli getirildiği aktarıldı. Bu tablo, olayın örgütlü bir terör saldırısı olmadığını gösteriyor; ama aynı zamanda onun yalnızca sınırlı ve anlık bir öfke patlaması diye okunamayacağını da açıkça önümüze seriyor. Burada karşımızda yalnızca öfkeli bir çocuk değil; eylemini önceden tasarlamış, ilgisiz, yalnız ve kırılgan bir çocuk olarak bu katliama bir anlam yüklemiş ve dijital alanda işaretlerini vermiş bir fail vardır. Katil çocuk aslında adım adım profiliyle kendini hem dijital ortamda ifşa etmiş hem de sosyal hayatında bunun izlerini açığa çıkarmıştır.
Devamı:https://www.star.com.tr/acik-gorus/nefret-ideolojisi-ve-gorunurluk-krizi-haber-2010084/
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.