22 Nisan 2026
  • İstanbul9°C
  • Ankara11°C
  • İzmir19°C
  • Konya17°C
  • Sakarya8°C
  • Şanlıurfa20°C
  • Trabzon12°C
  • Gaziantep16°C

MEHMET KAMIŞ'TAN: 'AT'A SENFONİ

İnsanoğlu motoru bulunca binlerce yıllık arkadaşını terk edip gitti. Oysa en büyük yoldaşıydı onun. Savaşlarda barışlarda, düğünlerde cenazelerde, iyi günlerde kötü günlerde hep birlikteydiler.

Mehmet Kamış'tan: 'At'a senfoni

Çünkü çıkarcı ve faydacı bir gözle bakıyordu yeryüzüne. Kâinatla ilişkisi çıkar ilişkisinden başka bir şey değildi. İnsanlık tarihi kadar eski arkadaşlığın, bunca yılın yaşanmışlığının hiçbir karşılığı yoktu kendisinde.

Atlarla birlikte kervansarayları da bıraktılar dağların başında. O hanlar ki, kimsenin olmadığı yerlerde insanoğluna ev sahipliği yaptı, onu bekledi. Onu soğuktan, geceden, açlıktan, eşkıyadan korudu. Ama insan ihtiyacı bitince kervansarayları da terk etti. Motora kavuşmuş, ona da ihtiyacı kalmamıştı çünkü. Her yere çok daha hızlı gidebiliyordu. İhtiyaç bitince ne dostluk kaldı ne de vefa. Oysa son çağın bilgesi ''Bir taşın üzerine oturup dinlensem, sonra o taşı bir daha görmezsem' vefasızlık sayarım." demiyor mu?

Camekânın içinde, usta fotoğrafçı Steve McCurry'nin makinesinin yanında Kodak'ın ürettiği son dia filminin açılmış ambalajını görünce bunları düşündüm. İnsanoğlu geçmişte ata yaptığını, şimdi de filme yapıyordu. Önceki gün, gazetemizin Görsel Yönetmeni Fevzi Yazıcı'nın büyük gayretleriyle ilk defa Türkiye'de ve İstanbul Modern'de sergilenen son dia filmiyle çekilmiş fotoğraf karelerinin hikâyesini dinlerken hep aynı soru kafamı kurcalayıp durdu: 'İnsan, kadim dostlarından neden bu kadar kolay vazgeçer?'

Oysa bir zamanlar bizim için ne kadar önemli bir şeydi bir dia film alabilmek, onunla fotoğraf çekip heyecanla banyodan çıkmasını beklemek. Bütün çektiklerimize lüple tek tek bakmak ve iyilerini ayıklamak başlı başına bir ritüeldi bizim için. Işığını ayarlayamadığımız karelerde, 'keşke birkaç spot açık ya da kapalı çekseydik' hayıflanmaları, 'keşke şuna dikkat etseydim' söylenmeleri artık yok.

Artık dijital teknoloji vardı ve bizim o eski filmlere ihtiyacımız yoktu. Artık her şey çok kolaydı, hatta makine sizin yerinize fotoğraf bile çekebiliyordu. Dia filmine ihtiyacımız kalmamıştı, ihtiyacımız yoksa bir eski dostu daha terk etme zamanı gelmiş demekti.

Dijital şimdi de insanoğlunun çok eski bir dostunu kâğıdı tehdit ediyor. Motorun ata yaptığını, dijital teknoloji de kâğıda yapacak gibi görünüyor. Bugün bile işlerimizin ciddi bir bölümünde kâğıdı terk edip dijital ekranları kullanmaya başladık bile. Kâğıdı tamamen terk edip 'dijital'e geçmek belki otuz kırk yılı alabilir ama insanlık tarihi için otuz kırk yılın lafı mı olur? Dijital teknoloji el, kâğıt ve kalem dostluğunu ciddi şekilde tehdit altında tutuyor.

Hasılı her şey hızla ve hızla değişiyor. Doğup büyüdüğümüz evler yıkılıyor, sokaklar, caddeler, şehirler anbean yenileniyor. Her şey tarihin geri gelmez ambarına atılıyor. İnsanoğlu fayda görmediği hiçbir şeyi yanında tutmuyor.

06.08.2011 Zaman

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.