- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
14 Nisan 2026- İstanbul15°C▼
- Ankara18°C
- İzmir22°C
- Konya19°C
- Sakarya18°C
- Şanlıurfa19°C
- Trabzon8°C
- Gaziantep18°C
MEHMET NİYAZİ'DEN: DÖRT GÜZEL KİTAP
Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatını haremden ibaretmiş gibi gösteren malum diziye halkımızın tepkisini bazı köşe yazarları yersiz buldular.

Bu kendini bilmezlere cevap sadece Batılı bilim adamlarından gelmiyor. Bu toprağın çocuğu olan Mehmed Emin Gerger de araştırmalarıyla konulara açıklık getirmiş. Muhteşem Süleyman adlı dikkat çekici eserinde hamasete kaçmamış, ceddi olan Kanuni'yi savunmaya yeltenmemiş, öfkesine kapılmayıp ilmin gerektirdiği soğukkanlılığı korumuş.
Kanuni sadece ülkesinde değil, gücünün elverdiği ölçüde tüm insanlık için adalet ve özgürlük sağlamaya çalışmıştır. Bundan dolayı da oturduğu tahtın arkasında "Veliyyun külli mazlumin" ifadesi yazılıydı. Bu yüzdendir ki Fransa Kralı François'nın annesi Kanuni'den oğlu için yardım istediğinde "bana ne" demedi. Yardım etti, çünkü onun vicdanı tüm insanlığı kucaklıyordu.
Adalet ve özgürlüğü bütün dünyanın dikkatini çekmemiş olsaydı Güneş Ülkesi'nin yazarı Campanella hapishaneden Kardinal Berul'a yazdığı mektupta şu satırlara yer verir miydi: "Güneş ülkeyi yeryüzünde bulmak mümkün mü? Fikir hürriyetine, vicdan hürriyetine, lisan hürriyetine ilişmeyen Osmanlı Türklerinin varlığı bana hiç olmazsa yarın böyle bir ülkenin kurulabileceğini zannettiriyor." Bu dizi filmde ve makalelerde suçlanan kişi işte böyle bir insandı.
Gerger, Kanuni'nin ve Osmanlı'nın niçin hedef alındığını çok iyi biliyor. Bu kişiler ecdat düşmanlığı yaparak milleti namlunun ucuna koymak istiyorlar. Milli varlığımıza saldırıp onun köklerini kurutmak istiyorlar. Kökünden koparılan hangi ağaç canlılığını koruyabilir?
Mehmet Emin Gerger sadece güzel ve doyurucu kitap yazmanın peşinde değil; aynı zamanda tarihe not düşmek istiyor. Yazdığı bir diğer kitapta yakın geçmişte ahirete yolcu ettiğimiz rahmetli Necmettin Erbakan'ın 'Milli Nizam'dan Başbakanlığa' uzanan serüvenini anlatıyor. Erbakan'ı haksız ve hukuksuz olarak iktidardan uzaklaştıran kurumların yetkilileri ya cenaze merasimine iştirak ettiler ya da üzüntülerini bildirdiler. Milyonlarca insanın oyuyla oluşan bir iktidarı gayri meşru yollarla devirmek böyle bir özürle filan geçiştirilebilir mi? Ayrıca bu olay gazete haberleriyle ve hınç dolu makalelerle tarihe havale edilip üstü kapatılacak kadar basit ve önemsiz değildir. Yakın tarihimizde, sözüm ona demokrasi ve rejim adına ne zorbalıklar yapıldığını gelecek nesiller mutlaka okumalı ve anlamalıdır. Gerger'in kitabı bu yüzden önemli. Milli tecrübe ancak bu şekilde oluşur. Bunlar etraflıca anlatılıp milletin idrakine ve vicdanına yerleştirilmezse aynı ceberrutluk ve maskaralıklar sürüp gider.
Gerger, daha önce de rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu hakkında bir kitap yazmıştı. Gün geçtikçe Yazıcıoğlu'nun vefatına yol açan hadisenin masum bir kaza olmadığına dair şüpheler artıyor. Yazıcıoğlu önemli bir insandı. Gençlerimize hitap ediyor, onlara kim olduklarını ve sorumluluklarını hatırlatıyordu. Yürekli, vicdanlı ve yüksek idrak sahibi, yetişmiş bir insan, toplumun varlığını sürdürmesi için en lüzumlu araçtır. Aynı insan toplumun düşmanları bakımından fena emellerine mani olan bir silahtır. Yazıcıoğlu, milletimizin ayağa kalkmasını istemeyenlerin uykularını kaçırıyordu.
İçerisinde bulunduğumuz mübarek Ramazan milli şuura sahip olanlar için sadece on bir ayın sultanı değildir. O, yüzyılların teknesinde iftarlarla, sadakalarla, dualarla yoğrulmuş kültürümüzün en renkli ve semavi parçasıdır. Gerger kaleme aldığı Asr-ı Saadetten Günümüze Ramazan ve Oruç adlı eserinde hayatımızdaki Ramazan'ı bütün boyutlarıyla anlatıyor. Yazın bu sıcağında bile kitabı eline alan kişi içinde karşılaştığı bilgi ve şiirlerle farklı bir havayı teneffüs ederken damağının kuruduğunu unutuyor. Edebiyatımızdan Ramazan'la ilgili şiirleri okurken rahmetli Dilaver Cebeci'nin Kadir Gecesi adlı şiiri beni duygulandırdı. Gerger'in kitabına aldığı şiirden bir bölüm şöyle: Bu gece her tarafta kandil kandil feyiz var / Yerde Cibril-i Emin gökte nurdan deniz var / Şefaat ümidiyle şu meclise doluşan / Her müminin alnında Peygamber'den bir iz var / Beka yurduna gelin olmak için nineler / Yakmışlar kınaları yanlarında çeyiz var.
08.08.2011 Zaman
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.