- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
10 Temmuz 2026- İstanbul26°C▼
- Ankara28°C
- İzmir30°C
- Konya29°C
- Sakarya29°C
- Şanlıurfa34°C
- Trabzon27°C
- Gaziantep33°C
HİLMİ YAVUZ: BEN BİRAZ DA GAZETE YAZARLIĞIMIN VE HOCALIĞIMIN KURBANIYIM
Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen D. Mehmet Doğan ile Edebiyat Sohbetleri programının bu ayki konuğu şair Hilmi Yavuz’du. 4 Nisan Çarşamba akşamı saat 19.

Konuğunun Kabataş Lisesi mezunu olduğunu belirten D. Mehmet Doğan’ın, şair Behçet Necatigil ile alâkalı, “ Behçet Bey hocanızdı. Onun sizin üzerinizde etkisi olmadı mı?” sorusunu, “ liseye 1950’de girdim. O yıllarda Necatigil’in yazdığı şiir ile herhangi bir ilişkim olmamıştı. Çünkü şiirleri, benim tabiatıma uygun değildi. “ şeklinde cevaplandıran Yavuz, bunu 1970’li yıllarda Behçet Necatigil’e söylediğini ve ona, “siz şair olarak benim için 1964 senesinde çıkarttığınız Yaz Dönemi şiir kitabınız ile önemlisiniz.” açıklamasında bulunduğunu ifade etti.
Necatigil’in Yaz Dönemi kitabından sonra yazdığı şiirlerinin müstesna bir yerinin olduğunu vurgulayan Hilmi Yavuz, şairin, “Nilüfer, Çakmak, Zaman Gibi Bir Tren” şiirlerini, Türk edebiyatının mücevherleri olarak nitelendirdi.
Şiir ile felsefe arasında dil bakımından bir ortaklık kurulabileceği düşüncesini benimsemediğini ifade eden Yavuz, şiir dilinin esaslarının soyut kavramlara dayanmadığının altını çizdi. Necip Fazıl Kısakürek’in poetikasından misalle, şairin somut olandan soyuta doğru gitmek durumunda olduğunu vurgulayan Hilmi Yavuz, felsefî, soyut neticeler çıkarılmak isteniyorsa, bunun müşahhas olandan çıkması gerektiğini belirtti.
Hilmi Yavuz’un çağdaş berceste mısralar söylemiş bir şair olduğunu söyleyen D. Mehmet Doğan, konuğuna, şiir ile düşünce arasına bir çizgi çekmenin mümkün olup olmadığını sordu. Yavuz ise soruya mukabil Bilkent Üniversitesi’nde hocalık yaptığını dile getirerek, “ derslere hazırlık olsun diye yaptığım çalışmalar var. Çalıştığım metinlerden sadece öğrencilerim değil; neden başkaları da yararlanmasın diye düşündüm. Ben biraz da gazete yazarlığımın ve hocalığımın kurbanıyım. Bunlar olmasaydı yalnızca şiirle iştigal edecektim. “ dedi.
Eserlerinin üslup özellikleri ile ilgili, D. Mehmet Doğan’ın, “ Öztürkçe kelimelere iltifat etmiyorsunuz. Şiirinizin Osmanlı nesrine yakın olduğunu düşünüyorum. “ tesbitini enteresan bulan Hilmi Yavuz, kendisine yakın gördüğü şairleri de açıkladı: “ Benim şair olarak bir soy ağacım var. Soy ağacımın tepesinde ise Yahya Kemal ve Ahmet Haşim bulunmakta. Çünkü onlar geleneksel müktesebatımızdır. İtibar ettiğim, daha çok kendimi aynı paralelde hissettiğim diğer şairler de; Asaf Halet Çelebi ve Behçet Necatigil’dir.
Katılımcıların sorularının da cevaplandığı D. Mehmet Doğan ile Edebiyat Sohbetleri programı, Hilmi Yavuz’un kitaplarını imzalaması ile sona erdi.
Haber: Sami Terzi



- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.