- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
02 Mayıs 2026- İstanbul13°C▼
- Ankara10°C
- İzmir14°C
- Konya11°C
- Sakarya13°C
- Şanlıurfa21°C
- Trabzon12°C
- Gaziantep20°C
NİCELİĞİN EGEMENLİĞİNDE BİR FABRİKA OLARAK AKADEMİ
Bahattin Cizreli

02 Mayıs 2026 Cumartesi 11:48
Geldiğimiz nokta bir temenni ya da şikâyet değil, çıplak bir tespittir: Entelektüel ilgi üniversiteyi terk etmiştir. Ancak bu bir yok oluş değil, zayıflasa da bir mecra değişimidir. Üniversite içinde kaybettiğimiz entelektüalizm münzevi hayatlarda, unvan ve indekslerin önemsenmediği; meselelerin sadece mesele olarak ele alındığı açık ve samimi muhabbetlerde ve bilgiyi bir sermaye birikimi olarak değil, bir var oluş davası olarak sırtlanan bağımsız birlikteliklerde hayat bulmaktadır.
Sosyal düşünce yazın dünyasında içinde bulunduğumuz çağı adlandırmak için birçok girişim söz konusu oldu: Enformasyon çağı, post-fordist toplum, post-truth çağı, yorgunluk toplumu, gözetim toplumu, bilgi toplumu, post-modernite, radikalleşen modernlik, geç-modernite, risk toplumu, küreselleşme, küresel köy, neoliberalizm ve daha nicesi. Nasıl adlandırdığımız şüphesiz nerede pozisyon aldığımız, insanı ve alemini nasıl anladığımızla ilişkilidir. Belirgin olan bir şey var ki içinde bulunduğumuz çağda, geçtiğimiz iki yüzyıla kıyasla adlandırmalar daha karamsar, korku dolu ve eleştirel. Oysa teknoloji bizlere daha büyüleyici ürünler sunuyor ve iletişim-ulaşım araçları zamanın sınırlarını zorlayan bir ivmeyle hızlanıyor. 19. yüzyılda bir mektubun adresine ulaşması günler, haftalar ve hatta aylar sürerken; 20. yüzyılda telgraf, telefon ve faks ile mesajlarımız ve sesimiz hızla kilometreleri aştı. Günümüzde ise her an ulaşılabilir ve çevrimiçiyiz. Belki de bu çağı çevrimiçi toplum diye adlandırabiliriz. Trenler hızlanıyor, tekstil ürünlerine ulaşım kolaylaşıyor ve bir mobil uygulamayla akşam yemeğimizi ya da market alışverişimizi kapımızda bulabiliyoruz. Ne kadar büyüleyici!
Devamı: https://www.perspektif.online/niceligin-egemenliginde-bir-fabrika-olarak-akademi/
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.