- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
20 Şubat 2026- İstanbul17°C▼
- Ankara11°C
- İzmir16°C
- Konya12°C
- Sakarya19°C
- Şanlıurfa15°C
- Trabzon10°C
- Gaziantep11°C
ÖMER SEYFETTİN HİKÂYELER
Künye: Ömer Seyfettin, Hikâyeler 1-2, Haz: Hülya Argunşah, İstanbul: Dergâh Yayınları, 1. Baskı, 2020.

18 Şubat 2026 Çarşamba 14:34
Ah keşke ölseydim, keşke beni de öldürseler, mahvetselerdi… Şüphe yok ki daha memnun olacaktım. Zannediyorum ki yanımdan geçenler yüzüme tükürmemek için zapt-ı nefse çalışıyor. Hele bugünkü işittiklerim. Halktan göreceğim şey yalnız tahkir olsa… yine razıyım. Ahmet öyle ehemmiyetsiz şeylerden utanır takımından değil… Elhamdülillah namus, vicdan, hamiyet kelimelerinin gölgelerine bile malik değilim… Fakat korkuyorum… Beni tutacaklar, tevkif edeceklermiş. İşte ben bundan korkuyorum. (Yaşasın Dolap, C.1 s. 109)
Unutmak, maziye lakayt kalmak, ehemmiyet vermemek istiyorum. Fakat mümkün mü?.. Hislerimize, fikirlerimize galebeyi arzu etmek kadar masumane bir hülya olamaz. Unutmak istedikçe daha ziyade Efser’i ve Bidar’ı düşünüyorum. Yeisimi en ziyade teşdit eden şey hiç kabahatimin olmamasına itminanımdır. Ben ne yaptım? Binlerce sene evvel bir başkası tarafından izhar olunmuş bir hadise-i şevk ü aşkı, haberim olmadan, gayrıihtiyari tekrar ettim. Cevf-i maziyi, meşime-i leyl-i tarihi dolduran nâmütenahi vakayiden birisi benim başımda tekerrür etti. Ah, söyleyiniz, hiç kabahatim, amdî addolunabilecek bir cürmüm var mı? Bu ezeli tekerrüre ben nasıl mâni olabilirdim? (Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür!, C.1 s. 187)
Sevinç ve saadetten mahrum kadınlar, Türk kadınları mı? dedi, hayır, hayır, hayır. Türk kadınları asla sevinç ve saadetten mahrum değildiler. Sevinç ve saadetten mahrum olanlar sizsiniz. Şimdiki kadınlar… Siz bozuldunuz. Siz büyük annelerinize benzemediniz. Ah biz… gençken ne kadar mesut idik. Bütün meşguliyetimiz eğlence ve neşe idi. Bahar, şu arkamda bahar, bizi sevinçten deli ederdi. Şimdi siz bunları görmüyorsunuz, siz bu zehirleyici kitaplar üzerine düşünüyor, kabarıyor, soluyor, soluyor, hırçın, berbat, tahammül olunmaz bir mahluk oluyorsunuz… (Bahar ve Kelebekler, C.1 s. 191-192)
Ben, zavallı defterciğim, yine seni kitaplarımın altından bulup çıkarıyorum. Altı aydır boş duruyordum. İhtimal yine sana tevdi edilecek mühim vakalar hudus edecek. Bir ‘suitefehhüm’ korkusuyla kimseye, en genç fikirli, en yeni kafa bir arkadaşa söylenemeyecek şeyleri senin bîtaraf ve taassuptan âri, pak ve beyaz sahifelerine yazabilir ve müteselli olurum. Yüzlerce sahifelerin doldu. En kanlı ve feci sahneleri sana yazdım. Müteessir olmak için seni okudum. Yaşadıkça benim refikim olacaksın. (İrtica Haberi, C.1 s. 221)
Yazının devamı için:https://edebifikir.com/kitap/omer-seyfettin-hikayeler.html
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.