17 Nisan 2026
  • İstanbul13°C
  • Ankara21°C
  • İzmir18°C
  • Konya13°C
  • Sakarya14°C
  • Şanlıurfa22°C
  • Trabzon12°C
  • Gaziantep20°C

ŞU "KÜRTLER"DE KİMMİŞ

M. Çetin BAYDAR

Prof.Dr Mehmet Bayraktar “KÜRTLER TÜRKLERİN NESİ OLUYOR”(*) Kıtabını  telif ederken

“BUGÜNE DEK SÖYLENENLERİ BİR YANA İTİP,  GELİN YENİ BAŞTAN Kürt konusunu ÖĞRENELİM” diyor. Öğrenmeğe de kendinden başlayıp doğulu ve batılı kaynakları  tarayabilmek için akademik zorunluluk olarak  bildiği batı dilleri yanında Japonca, Arapça, Farsça, Kürtçe , Rusça tahsil ediyor.

Dr.Bayraktar Kürtçenin tarih içindeki izini sürerken  Vatikan misyonerlerinin yazdıkları (1683) ilk Kürtçe dilbilgisi kitabına takılıyor. Bu güzergahtan yürüyerek Oryantalistlerin Kürtler hakkındaki tezlerini iki maddede özetliyor:

1.Kürtlerin ataları Türk olmayan kavimlerdir

2.Zaten Türkler de Önasya’ya sonradan gelmiş bir kavimdir.

Oysa, M.Ö. 7. Asırda yazıldığı söylenen  Zerdüşti Belgesi Zend Avesta’da       

Kürtlerin atası olan  Med’lerin Turani bir kavim olduğu kayıtlıdır.

 Dr.Bayraktar  bu konuyu şöyle bağlamaktadır:

“Söz konusu yöntemlerle en eski kaynakları ve belgeleri altı yıllık bir incelemeden sonra ulaştığımız sonuç şudur:Ural-Altay soylu milletlerin Anadolu, Kafkasya, Balkanlar, Suriye, Mezopotamya ve hatta Mısır gibi ülkelerde gelişleri en geç M.Ö. 6000-5000 yıllarında olmuştur. Dolayısıyla Türk soylu milletler Anadolu ve Orta doğu’da 1071’den çok önceleri vardırlar.”

KÜRTLERİN IRKI KÖKENİ

Oryantalistlerin Kürtlere bir ata tayin etme çabaları onların beklemediği bir sonucu da beraberinde getirecektir. Nitekim bu tayin sırasında belirtilen Sümer, Med, İskit, Elam, Hurri, Kardu kavimleri son bilgiler ışığında birer Turani kitlelerdir.

Bugünkü şekliyle “Kürt” ismine M.S. 650’de yazılan Yenisey Elegeş yazıtında rastlıyoruz:

“Kürt el kan alp urunu altınlık keşiğin bantım belde elim tokuz kırk yaşım..(Kürt ilinin kanı ben alp urungu, ilimin altın okluğunu belime bağladım, yaşım otuz dokuz..)

“Görüldüğü gibi nerde Türk varsa orda Kürt vardır” demek yanlış olmuyor.

Bu akrabalık lisanda da sürüp gider. Kürtçe de Türkçe gibi büklümlü değil eklemeli bir dildir.

Kürtçenin kelime varlığı üzerine yapılan istatistiklerde de Kürtçedeki ağırlık Türkçeye meyleder.

1876 da yayınlanan Kürtçe-Fransızca sözlükte ilk üç sırayı  Türkçe (%37)Farsça (% 27) Arapça (%24) alır.

Dr.Bayraktar Bu bahsi şu sözlerle özetliyor:

Kürtlerin % 90 oranında Türk Soylu olduğu açıktır. Geri kalan % 10’luk oran asılları Fars ve Arap olan Kürtleşmiş Kürtlerdir.

SONUÇ:

Hucurat suresinin 13. Ayetinde:

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdâr olandır.” Buyuran yaratıcımıza hamd u senalar olsun.

(*)Doğu ve Batı Kaynaklarına göre Kürtler Türlerin nesi oluyor. Prof.Dr.Mehmet Bayraktar 304 Sayfa 1.Baskı Beyaz Kule Ocak 2009/13 TL
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.