- Hakkımızda
- TYB Ödülleri
- Genç Yazarlar Kurultayı
- Kitaplık
- Ahlâk Şûrası
- Yazar Okulu
- Mehmet Âkif Ersoy
- Türkçe Şûrası
- Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları Kongresi
- Yayınlar
- Söyleşi
- Şube Haberleri
- Salgın Edebiyatı
- Şiir Şölenleri
- Haberler
- Kültür Kervanı
- Mesnevi Okumaları
- Kültür & Sanat Haberleri
- Kırklar Meclisi
- Duyurular
- Biyografiler
22 Nisan 2026- İstanbul8°C▼
- Ankara10°C
- İzmir17°C
- Konya16°C
- Sakarya8°C
- Şanlıurfa18°C
- Trabzon12°C
- Gaziantep15°C
SÜLEYMAN SEYFİ ÖĞÜN: GÜNEYİMİZDE BİR PKK DEVLETİ Mİ KURULUYOR?
Milliyetçilikler çok çeşitlidir. Bu çeşitlilik, milliyetçiliklere karşı milliyetçilikler olarak da anlaşılabilir. Eğer millet saf bir siyâsal-hukûkî varlık olarak tanınıyorsa buna etnik temelli başka milliyetçiliklerden itirazlar gelecektir.

30 Mayıs 2024 Perşembe 11:12
Burada siyâsal kıstaslarla kültürel kıstaslar çatışacaktır.
I.Umûmî Harp evvelinde, Wilson prensipleri olarak hatırlanan ve çok dikkât çekici bir şekilde Lenin’den de destek bulan, milletlerin kendi kaderini belirleme hakkı tam da bu itirazları ihtiva etmektedir. II.Umûmî Harb’in akabinde inşâ edilen Yeni Dünyâ Düzeninde bu ilkeler reddedilmese de geriletilmiştir. Yeni düzende, temel olarak mevcut siyâsal sınırların korunması ilkesi kabûl edilmiştir. Ama etnik milliyetçiliklere de kapı kapatılmış değildir. Sanki melez bir anlayıştır bu. Merkezde siyâsî bir gövde korunmakta; ama etnik temelli milliyetçiliklere bu gövde içinde kompartımanlar açılmakta, federasyon tarzı çözümler teşvik edilmektedir. Bahsi geçen anlayış en başta Batı ile; yâni hem kuvvetli feodal köklere sâhip Avrupa siyâsal kültürü ve geleneğiyle olduğu kadar ABD’deki târihsel tecrübelerle de uyumludur. Sovyetler Birliği de benzer bir yapılanma olarak tezâhür etmişti.
Bu bakış, sistemik olduğu kadar kaotik sâhalar oluşturmakta işlev görmüştür. Bilhassa Ortadoğu’nun Arap Baharı üzerinden istikrarsızlaştırılmasında ikinci işlevin hayâta geçirilmiş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugün Libya, Sûriye ve Irak’da ortaya çıkan manzaralar tam da buna işâret etmektedir. Artık kimse kolay kolay bu devletlerin yeniden siyâsal coğrâfî bir birlik sağlayacağını iddia edecek durumda olamaz.
Bu kaotik durum iki şekilde aşılabilir. Bunlardan ilki tam bir ayrışmadır. Meselâ Libya’dan Batı ve Doğu Libya devletleri çıkar. Irak düşünüyorsa; buradan da en az üç devletin neşet edeceğini öngörebiliriz. Irak, kuzeyde, eğer aralarında anlaşabilirlerse Barzânî ve Talabânî kuvvetlerini içine alan bir Kürt Devleti, orta mıntıkalarda bir Sünnî Arap Devleti, güneyde ise Şiî devleti olarak üçe taksim edilebilecek olabilir. Sûriye’ye gelince de manzara farklı durmuyor.
Yorumlar
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.