Okuma eylemi bugün can sıkıcı bir krizin eşiğinde. Son zamanlarda en sık karşılaştığımız, giderek kronikleşen temel şikâyet okuyamamak, odaklanamamak ve vakit ayıramamak. Başlanan kitapların yarım bırakılması, okuma eyleminin sürekli ertelenmesi ve en nihayetinde zaman bulamama gerekçesine sığınılması, sadece vakit darlığı ile izah edilemez elbette. Bu durumun muhtelif sebepleri muhakkak vardır. Fakat her halükârda bunlar, zihnin bir metne yoğunlaşmak için gereken mesaiye artık tahammül edemediğine işaret ediyor.
İşin yazmak tarafında da durum pek parlak değil. İnsani çaba giderek azalıyor. Yazma eyleminin otomatikleştiği, kahır çekmeden, ter dökmeden şablon metinlerin üretildiği bir döneme girdik. Okuma ve yazmaya buradan baktığımızda düşünme yetimizin de giderek zayıfladığını görüyoruz. Bu problemleri sadece tembellikle veya teknolojik hızla açıklamak da eksik kalır. Ne yazık ki mevcut eğitim sistemimiz de bu yüzeyselleşmenin önüne geçecek, okura analitik düşünmeyi ve metin tahlilini aşılayacak donanımdan yoksun. Ezber ve sınav cenderesine sıkışmış mevcut yapı, sorunu çözmek bir yana, düşünme tembelliğini kurumsallaştırıyor. Gelecekte, ulaştığı bilgiyle ne yapacağını bilemeyen bir topluma dönüşmemek için okuma ve düşünme kültürünü merkeze alan çok daha yoğun ve sahici çalışmalara ihtiyacımız olduğu açık. Tüm bu sorunların arasında, okuma-yazma konusunda kafa karışıklığı yaşayan okurlarımız için somut bir zemin aradık ve elinizdeki sayının dosya konusunu meseleyi kökünden ele alarak "Okumak, Düşünmek, Yazmak" olarak belirledik. Sorgulama bölümümüzde ise yazarlarımıza "Okuma pratiğinizi şekillendiren temel ilkeler nelerdir? Okurken nasıl bir yöntem takip ediyorsunuz?" sorusunu yönelttik. Niyetimiz çıkış kapısı arayanlara, bizzat metinle hemhal olanların ve masa başında ter dökenlerin tecrübelerinden bir ufuk açabilmek. Zira okumaktan kaçmanın bin türlü bahanesi olsa da ona tutunmanın mutlaka bir yolu vardır.
İstifade etmeniz temennisiyle…
254. Sayının Dosya Konusu: "Okumak, Düşünmek, Yazmak"
Dosyamızın ilk yazısında Dursun Çiçek, "Okumaktan Mana Ne?" başlığı altında, okuma eyleminin geleneksel ve çağdaş biçimleri arasındaki farkları ortaya koyarak geçmişte ve günümüzde okumanın mahiyetinin ne şekilde değiştiğini ele alıyor. Dosyanın ikinci yazısında Vefa Kaya, "Sabiteler ve Değişkenler Arasında Okuryazarlık" başlığıyla düşünmenin okuryazarlık süreciyle olan doğrudan ilişkisini irdelerken; dosyanın üçüncü yazısında Celâl Fedai, "Yazmanın Saklı Tarihi" başlığıyla "yazıyor olmanın" ne anlama geldiğine dair kapsamlı bir çerçeve çiziyor.
Ali Ayçil, Nisan sayımızın söyleşi konuğu oldu. Dosya konumuz çerçevesinde, Ali Ayçil bu kavramları şahsi tecrübesinden yola çıkarak yorumluyor.
Sorgulama bölümünde, farklı isimlere "Okuma pratiğinizi şekillendiren temel ilkeler nelerdir? Okurken nasıl bir yöntem takip ediyorsunuz?" sorusunu yönelttik.
Yazının devamı için: https://www.kitaphaber.com.tr/mostar-dergisi-okumak-dusunmek-yazmak dosyasiyla-yayimlandi-k7807.html































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.