• İstanbul 18 °C
  • Ankara 16 °C

Mücahit Gültekin: Filistin’de Gençlik ve Direniş

Mücahit Gültekin: Filistin’de Gençlik ve Direniş
Filistin’de hemen her gün gençlerimiz yeni kahramanlık hikâyeleri yazıyor; anneler ve babalar sabrın, metanetin, tevekkülün, fedakârlık ve bilincin yaşayan örnekleri olmaya devam ediyor.

Gerçekten de dünyada edebiyat ve sanatın bütün kaynakları kurumuş olsa Filistin’in tarihi ve Filistinlilerin direnişi edebiyat ve sanatın toprağını tek başına sulamaya yetecek kadar örnekler içerir.

Sadece şu son birkaç günde yaşananlar bile, dünyevileşen ruhları temizlemeye; insanlığın üstüne çöken amaçsızlığı, ümitsizliği ve depresyonu iyileştirmeye kadir bir derinlik ve anlam taşıyor.  İbrahim Nablusi’nin şehadeti örneğin.  Siyonist işgal rejiminin “dokuz canlı” olarak tanımladığı Nablusi, haber kaynaklarının verdiği bilgilere göre henüz 19 yaşındaydı (doğumu: 13 Ekim 2003) ve işgal kuvvetlerinin en çok arananlar listesindeydi. Siyonist rejimin kendisine düzenlediği pek çok suikasttan sağ kurtulmayı başarmıştı. 9 Ağustos 2022 tarihinde kaldığı ev kuşatıldığında belki yine sağ kalabilirdi ama o, teslim olmayı reddetti. İsrail kurşunlarının hedefi olmadan birkaç dakika önce yayınladığı ses kaydında aynen şunları söyledi:

“Şehit oluyorum dostlarım. Annemi seviyorum. Benden sonra vatana iyi bak. Onurumuz adına rica ediyorum, kimse silahını bırakmasın. Burada kuşatıldım ve şehit olacağım. Benim için dua edin.”

Bu, onun son sözleriydi; sade, gösterişsiz, belagatsiz, mübalağasız…

Belki de şehidlerin özelliği buydu. 2017’de şehid edilen Basil el-Arac da şehadetinden sonra bulunan vasiyetinde öyle söylüyordu. “Uzun yıllar şehidlerin vasiyetlerini okudum” diyordu Arac, “kısa ve belagatsiz” oluşuna şaşırdığını söylüyordu. “Şehidlikle ilgili sorularımızı tatmin etmeden” yazılmışlardı. Artık cevabı bulduğunu belirtiyordu Arac: “Ne kadar aptaldım. Şehidin eyleminden daha beliğ bir şey var mı?” Bir gün sonra düzenlenen cenaze merasiminde Nablusi’nin annesi sahneye çıktı. Önce 9 ay karnında taşıdığı oğlunun cansız bedenini bu sefer omuzlarında taşıdı. Şikâyet etmeden; kimseye yalvarmadan, sitem ve teessüf etmeden İbrahim’in silahını havaya kaldırdı. Rividya Hastanesi’nin önünde yaptığı konuşmada şöyle seslendi:

“Yüzlerce İbrahim’den bir İbrahim’i vurdularsa, hepiniz bir İbrahim Nablusi’siniz. O çok sevdiği Muhammed aleyhisselam’a doğru yola çıktı! İbrahim kazandı. Âlemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun. Ey Rabbim! Ben oğlumu Sana bağışladım. Onu şehitlerin arasında kabul et!” Kenarda sessizce bekleyen babasına mikrofon uzatıldığında, İbrahim’in akıbeti hakkında sakince şunları söyledi:

Devamı: https://www.milligazete.com.tr/makale/11663966/mucahit-gultekin/filistinde-genclik-ve-direnis

 

Bu haber toplam 87 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim