“İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.”
(Müslim, Fedâil, 66)
Müslümanın kalbi sevgi doludur.
İyi insanlara, salih kullara merhametten devasa sevgiler biriktirir. Verdikçe artar, arttıkça biriktirir. Sever ve sevilir Müslüman. “Mümin, seven ve sevilen kimsedir. Sevmeyen ve sevilmeyen kişide hayır yoktur.” (Taberani, el-Mu‘cemü’l-Evsat, 6/58)
Şefkati tüm yeryüzünü kuşatır adeta. Hatalarına odaklanmaz kardeşinin. Yanlışlarına şartlanmaz. Onların çetelesini tutmaz. Tam tersine affeder, bağışlar, şefkatle yaklaşır, yardımcı olur maddeten ve manen. Cennetin yolunun iman ve sevgiden geçtiğini bilir.
“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız…” (Müslim, İman, 93)
Kâfirlere karşı o nankörlere, Allah tanımaz, peygamber bilmez insanlara karşı kendisi adeta kahredici bir temenni ve beklenti içinde olur. “Keşke onlar da vahiyle aydınlansalar, hakikati görseler, Allah’ın rızasına erseler…”
Allah Resulü de kendi dönemindeki müşriklerin, inkârcıların hidayeti için çırpınıyordu. Çok üzülüyor, kendini mahvediyordu. Gelen ayet onu sakinleştirdi. “Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.” (Enam, 6/107)
Tüm uyarılara rağmen gözünü kulağını ve kalbini kapattığı gibi İslam aleyhine bir mücadelenin de içine girenlere karşı bir sevgisi de kalmaz Müslümanın. “O, Allah’ın elçisi Muhammed’dir. Onunla beraber olanlar da kâfirlere karşı sert, kendi aralarında merhametlidirler.” (Fetih, 48/29)
“Müminler birbirlerini sevmede, şefkatte, korumada bir vücut gibidir. Vücudun herhangi bir organı rahatsız olursa, diğerleri de bu yüzden rahatsız olur; ateşlenir ve uykusuz kalır.” (Buhârî, Edeb, 19)
Yazının devamı için: https://www.yenisafak.com/ramazan/muminlere-karsi-sefkatli-olur-4802087































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.