• İstanbul 24 °C
  • Ankara 25 °C

Murat Belge: Türkler ve Türkçe

Murat Belge: Türkler ve Türkçe
“Öz Türkçe” akımı olsun, “Güneş-Dil Teorisi” olsun, ikisinde de “ırkçılık” vardır—bu iki yaklaşım birçok bakımdan birbirinin karşıtı gibi dursa da, temelde böyle bir ortaklık vardır.

Son zamanlarsa bir kızışma eğilimi gösteren ve bildik “irrasyonel” zeminde yol alan “Atatürk” tartışmasına katıldığım birkaç yazı yazmıştım - Sonuncusu alfabe değişikliği üstüneydi. Dil konusunda bunu olumlu bulduğumu ama öbür girişimlerine hiç katılmadığımı söylemiştim;  bu arada televizyonda aynı konu üstüne bir programı biraz da yarım kulak izliyordum. Bu “yarım kulak” nedeniyle belki de yanlış duyduğum bir iki cümle çalındı kulağıma. Konuşmacı, bu dil çalışmalarının bize “tarihimiz unutturacak” bir mahiyeti olmadığını ve bu arada “Hititçe” ve “Sümerce”yi kazandırdığını söylüyordu.

İşte, “hiç katılmıyorum” dediğim faslın bir örneği! Sümerce, elde bol malzeme bulunduğu için bayağı çok çalışılmış, ama herhangi bir dil ailesine bağlanamamış bir dildir.  Hititçe’nin ise bir Hint-Avrupa dili olduğu kesinleşmiştir. Yani ikisinin de Türkçe ile herhangi bir ilişkisi yoktur, onun için bizim onları “kazanmamız” söz konusu değildir. Ama bunun uzun hikâyesi var.

Önce “Öz Türkçe” gelir. Osmanlıca’nın yapay bir dil olduğu aşağı yukarı Şemseddin Sami’den beri tartışılır, Türkçe’ye aykırılığının örnekleri verilirdi. Selanik’te Ziya Gökalp, Ömer Seyfeddin, Ali Canib önderliğinde yayımlanan “Genç Kalemler” dergisi “dilde özleşme”nin kampanyasını başlattı ve hararetli tartışmalara yol açtı.  Bundan çok geçmeden Mehmet Emin’in “ilk” kabul edilen hece vezni şiiri yayımlaması da bundan kopuk bir girişim değildir.

Ancak “Genç Kalemler” çok radikal bir program önermiyordu. Bir “sadeleştirme”ydi önerdiği. Kelimelerin “ırki” kökeniyle uğraşmıyordu:  “terkib almayalım”, “dilbilgisi kuralı almayalım” v,b,  Atatürk “Dil Devrimi”nde bunları solladı geçti. Bunu topluma beyan etmek üzere kullandığı, İsveç veliahtının ziyarete gelmesinin hazırladığı fırsatta söylediği sözler, “… yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar…” gibi söylemler zihninde nasıl bir Türkçe tasarladığını ortaya koyuyor.

Devamı: https://t24.com.tr/yazarlar/murat-belge/turkler-ve-turkce,32461

Bu haber toplam 48 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim