Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır. (Tin Suresi, 4-6)
Koskoca bir şehrin havadan bombalandığını, çocuklar ve kadınların kaçmaması için tankların tepeleri çepeçevre kuşattığını düşünün. Tüm binaların yerle bir edilip, insanlar enkazın altındayken kalan canlıları öldürmek için kimyasal silahların kentin üzerine boca edildiğini hayal edin. Sağ kalanların uzuvlarının parçalanıp tankların paletlerinin altında kanlı bir et yığınına dönüştüğünü; ağaçların, kedilerin, kuşların dahi can verdiği bir kan banyosunu getirin gözlerinizin önüne. Yüreğiniz daraldı, kalbiniz sığındığı kafeste bir kuş gibi çırpındı değil mi?
BU BİR ROMAN DEĞİL, YAKICI GERÇEK
Keşke ruh hastası bir romancının karanlık dünyası olsaydı bu öykü. Oysa bu anlattığım bir roman sayfasından dökülen cürümler değil. 1982’de Suriye’nin Hama Şehri’nde yaşandı. Tam 40 bin insan bütünüyle silindiler yeryüzünden. Beşar’ın babasının insan kesmekten yorulup dinlenerek üç hafta boyunca yaptığı bu katliamı dünya ancak aylar sonra öğrenebilmişti.
Devamı: https://www.dirilispostasi.com/makale/10187605/murat-ozer/esfel-i-safilin































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.