• İstanbul 25 °C
  • Ankara 31 °C

Murat Yetkin: Libya: kazananlar, kaybedenler ve son durum

Murat Yetkin: Libya: kazananlar, kaybedenler ve son durum
Türkiye ve Rusya’nın 8 Ocak’ta yaptığı, 12 Ocak’ta ateşkes çağrısına son olarak Libya’nın Doğu ve batı komşuları Mısır ve Cezayir’in de destek vermesiyle Doğu Akdeniz’de savaş ihtimali yerini yerini Almanya’da yapılacak barış görüşmelerine bırakıyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın riskli asker gönderme tehdidinin taşları yerinden oynatarak uzlaşma sonucu çıkmasında önemli payı olduğu görülürken Libya sahasında kazananlar ve kaybedenler tablosu da netleşmeye başladı. Kazanan-kaybeden görünümü önce üç saptama yapmak gerekiyor.

1 – Erdoğan’ın Libya’nın BM tarafından tanınan hükümeti Feyiz El-Serrac ile 27 Kasım’da imzaladığı denizcilik anlaşmasından önce Serrac’ın elindeki başkent Trablus‘un Halife Hafter liderliğindeki isyancıların eline geçmesi gün meselesiydi. 14 Aralık güvenlik anlaşması ve 2 Ocak’ta Meclis’ten geçen asker gönderme kararıyla dengeler değişti, Trablus devrilmekten kurtulan hükümetin kontrolünde kaldı.

2 – Tıpkı Suriye’de olduğu gibi, Türkiye’nin desteklediği güçlerin karşısında Rusya’nın desteklediği güçler vardı. Farkı, Suriye’de Rusya’nın BM tarafından tanınan Beşar Esad hükümetinin arkasındayken, Türkiye’nin isyancı güçleri destekliyor olmasındaydı. Ancak her iki durumda da -barış diyemesek dahi- çatışmasızlık Türkiye ve Rusya’nın anlaşmasıyla sağlandı.

3 – Suriye’den sonra Libya ateşkesinde de başroller Putin ve Erdoğan arasında paylaşıldı. Libya konusunda ABD ve Almanya’nın ikincil rolleri önemliydi. Üst düzey bir ABD heyeti Putin-Erdoğan çağrısından bir gün sonra, 9 Ocak’ta İtalya’nın başkenti Roma’da çağrıyı reddeden Hafter ve Serrac hükümetinin İçişleri Bakanı Fethi Başağa ile görüşerek ateşkesi destekledi. Hafter, 11 Ocak’ta, Alman Şansölyesi Merkel’in Moskova’da Putin ile görüşmesini izleyen saatlerde, zamanın bitmesine az süre kala ateşkesi kabul ettiğini açıkladı.Bundan bir kaç saat önce, Rusya ile Türkiye,Suriye’de hükümet birlikleriyle isyancılar arasındaki İdlib ateşkesinizin de Libya ile aynı anda, 11’i 12’ye bağlayan gece yarısı başlayacağını ilan etmişlerdi.

Rusya Ortadoğu’dan sonra Akdeniz’de

Moskova, Sovyetler Birliğinin 1992’de dağılmasıyla Orta Doğu ve Akdeniz’deki etkisini yitirmişti. Son darbe, 2011’de Libya’da NATO müdahalesinin önünü açan BM kararı olmuştu. Putin, zamanın ABD Başkanı Barack Obama’nın sözünde durmayıp kendisini kaldırdığına inandı ve bunu hiç unutmadı. Bu yüzden aynı sıralarda tırmanmaya başlayan Suriye iç savaşında ABD müdahalesine izin vermedi. (2011’in ilk yarısında Erdoğan hala Esad’ı Müslüman Kardeşleri hükümetine almaya ikna edebileceğini düşünüyor, ABD’nin müdahale istediğini bekletiyordu. Ahmet Davutoğlu’nun Esad ile uzun Ağustos toplantısı ardından roller değişti, ama vakit geçmiş, Putin frene basmıştı.)

Devamı: https://yetkinreport.com/2020/01/13/libya-kazananlar-kaybedenler-ve-son-durum/

Bu haber toplam 120 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim