“(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Ali İmran, 3/31)
Ayet gayet açık ve net. Allah’ı sevmenin, O’nu memnun ve razı etmenin yolu aynı zamanda Resulüne iman etmek, kayıtsız sevmek ve şartsız yolunda yürümekten geçmektedir. Rabbimizin son ilahi mesajı emanet ettiği, Efendimiz Hazreti Muhammed’i (sav)örnek almak, ona tabi olmak, izinde yürümek her müminin en temel görevi, mümin olmanın da şartıdır.
Peygamberinin fonksiyonunu geçmişle sınırlı tutup hadislerini tartışmaya açıp “Kur’an bize yeter” demek en büyük tehlikedir.
Allah’ın Sevdiklerini Sever
Güzel işleri ve bu güzel işleri yapan müminleri, Allah dostlarını sever.
Kur’an’ı Kerim’de özellikleri belirtilen ve Allah’ın sevdiği kullar her müminin de sevmesi gereken insanlardır. Onlar iyiliğe odaklanmış, kötülükten uzaklaşmaya çalışan kullardır. Allaha hakkıyla iman edip gereğini yerine getirmeye çalışan, ahlak abidesi şahsiyetlerdir.
Güven veren, güven duyulan insanlardır. Sözlerine, davranışlarına itimat edilir.
Şirk, küfür, fısk gibi aklî ve kalbî virüslerden uzaktırlar.
Onların Allah katında bir değeri olduğu için onlar incitilmemelidir.
“Allah’ım! Ben senden sevgini ve seni seven kimsenin sevgisini ve seni sevmeme sebep olacak amellerin sevgisini istiyorum.” (Tirmizi, Deavat, 73)
Yazının devamı için: https://www.yenisafak.com/ramazan/musluman-peygamber-efendimizi-sever-4800926































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.