• İstanbul 10 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 12 °C
  • Konya 3 °C
  • Sakarya 9 °C
  • Şanlıurfa 9 °C
  • Trabzon 10 °C
  • Gaziantep 8 °C
  • Bolu 3 °C
  • Bursa 10 °C

Mustafa Alican: Türklerin Müslüman olması, dünya tarihinin en önemli virajları arasındadır

Mustafa Alican: Türklerin Müslüman olması, dünya tarihinin en önemli virajları arasındadır

“Türklerin İslâm dünyasının bir parçası, güçlü, belirleyici ve yönlendirici bir parçası haline gelmeleri ile birlikte İslâmî anlayışın temel ilkeleri arasında yer alan ‘ümmet’ nosyonunun hakiki manada ilk kez pratiğe dökülmüş olduğu bile söylenebilir.”  

Malazgirt 1071 Kıyametin İlk GünüMalazgirt Zaferi Bin Yıllık MirasSelçuklunun Öncü Veziri Amidülmülk KündüriMoğollar - Tarihin Kara Yazısı kitaplarının yazarı Doç. Dr. Mustafa Alican ile Selçuklu tarihi üzerine konuştuk.

Yolunuz Selçuklu tarihiyle nasıl keşişti? Selçuklu tarihi çalışmaya nasıl karar verdiniz?

Aslına bakılırsa, edebiyat ile meşgul olmanın iyi ve değerli bir şey olup olmadığına dair şüphelerimden bir türlü kurtulamayıp da tarih okumak için İzmir’e gittiğim 2000’li yılların başlarında eskiçağ tarihi çalışmak istiyordum. Epistemolojik bakımdan her daim sorunlu bir alan olduğunu ve şu ya da bu türden bir nesnel idrakin nesnesi olamayacağını düşündüğüm Cumhuriyet tarihi benim için bir seçenek değildi. Özellikle antik Mezopotamya’yı fazlasıyla ilgi çekici buluyordum. Kuşkusuz nesnellik sorunu burada da vardı, ama bu, bana alan itibarıyla son tahlilde ideolojik bir savrulmaya veya kişilik yarılmasına neden olabilecek bir kusur gibi gelmiyordu. Eğlenceliydi. Öte yandan zaman içerisinde dünyaya bakışım hakkında eskisine nazaran daha belirgin bir kanaate ulaşınca, yapacağım işin bir karşılığının olması gerektiğini düşünmeye başladım. Bir derde derman, bir yaraya merhem olmalıydım. Bir tür hakikat arayışı sırasında soluklandığım bir durak olarak tarihe gelmişsem, bunun hakikate ilişkin bir anlamı olmalıydı.

O dönemlerde, elbette merhum Osman Turan’ın yazdıklarının da etkisiyle, Selçuklu tarihinin bizim tarihimiz, dolayısıyla bugünümüz, bir diğer söyleyişle bizatihi “biz” diyebileceğimiz şey ile ilgili hakikatin anahtarını ihtiva eden bir dönem olduğu düşüncesi oluştu bende. Türk ve İslâm tarihinin dönüştüğü, Türklerin İslâmlaştığı, dünyanın büyük bir bölümünü domine edecek yeni bir siyasal perspektifin oluştuğu bir çağdı bu ve Türkiye’de henüz keşfedilebilmiş değildi. Bu bakımdan, birkaç yüzyıldan beri ciddi ontolojik sıkıntılarla boğuşmakta olan milletimizin (biz), gerek yaşadığımız coğrafyanın gerekse dünyanın geri kalanının geleceğine ilişkin belirleyici bir özne olma arzusunun buradan başlanarak inşa edilmesi gerekiyordu. Ben de kendimi bir mensubiyet bağı üzerinden tarif ettiğim bu “biz”in bir manada ihyası için bir şeyler yapabilirdim.

Açıkçası Selçuklulara dönük ilgimin bu hat üzerinden geliştiği söylenebilir. Dolayısıyla diyebilirim ki Selçuklu tarihine yönelmek benim için tam anlamıyla bilinçli bir tercihti. Bir tür “buralı” olma şuuruna ve “buralı olmayı evvela anlama, sonra da tarif etme” idealine karşılık geliyordu. Tabii tüm bu süreç içerisinde her zaman beni destekleyen doktora tez danışmanım Prof. Dr. Mehmet Ersan’ın bir çeşit şefkatli yönlendiriciliğini de belirtmeden geçmemem lazım.   

Bir yazınızda tarihin önemine binaen “Sağlıklı bir ‘öz imaj’ inşa edebilmenin, gerçeğe karşılık gelen ‘hakiki bir kendilik’ oluşturabilmenin ve bugünü olduğu kadar yarını da kurabilecek bir ‘ben-idraki’ teşekkül ettirebilmenin yolu kök ve köken olarak tarihin çarklarına nüfuz edebilmekten geçiyor.” diyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz?

Devamı: https://www.dunyabizim.com/soylesi/mustafa-alican-turklerin-musluman-olmasi-dunya-tarihinin-en-onemli-virajlari-arasindadir-h31455.html

 
Bu haber toplam 331 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim