• İstanbul 31 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 35 °C
  • Konya 29 °C
  • Sakarya 30 °C
  • Şanlıurfa 40 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Gaziantep 35 °C
  • Bolu 27 °C
  • Bursa 32 °C

Mustafa Kutlu'dan: Günler gelip geçerken

Mustafa Kutlu'dan: Günler gelip geçerken
Aziz Mahmut Hüdai (Hz). : Günler geçip gitmekteler Kuşlar gibi uçmaktalar diyor. O dönem için ne kadar veciz, ne kadar sade, ne kadar derin, ne kadar Türkçe bir beyit. Bunlar bizi etkiliyor.

"Neler çeker bu gönül söylesem şikayet olur". Üstad Yahya Kemal dahi bu neticeye katılıyor. Serapa Türkçe, saflık ve sadelik ile âdeta kristal hale gelmiş bir mısra. Doğrusu ben de bu mısraya vurgunum.

Biz acımızı içimize atarız. Gözyaşları içimize akar. Derdimizi demek için ciltler dolusu kitap yazmayız. Hele "itiraf" biz de hiç âdet olmamıştır. Şikayet yiğide yaraşmaz. Ben sabah yediğini unutanlardanım. Ezberimde hiçbir şiirin tamamı yoktur. Geriye dönüp bakmayı, hatıralarla avunmayı, nostalji denizinde yüzmeyi sevmem. Gelecek için projeler, planlar yapmak istemem.

Benim tavrım mutasavvıfların "dem bu demdir" sözüne uyar. Şimdi'yi önemserim. Şu an ne yapıyorum, aslolan budur.

Şair Refik Durbaş "Geçti mi geçen günler?" demiş. Herhalde şunu kastetmiş: Geçti ama delip de geçti. Yiğidi kılıç kesmez, bir acı söz öldürür. Şairin yarası kanamaktadır. Öyleyse gün geçmemiştir. Ya ne olmuştur?

Gün uzamış yüzyıl olmuştur.

Gökkubbenin altından gelip geçerken şunu düşünelim. "Ben ne yapıyorum?" Çünkü zaman Hz. Aziz Mahmud'un dediği gibi kuş uçumu geçiyor.

Dünyaya gelen her fert dünya hayatının şartlarının mahkumudur. Ancak Cenab-ı Hak bize ahireti müjdeliyor, sonsuz hayatı.

Dünya işleri ile ilgileniyoruz. İnsanoğlunun acz içinde uğraştığı, bazen nefsine yenilip hırsla, heyecanla saldırdığı işlerdir bunlar. Başarırsak sevinir, başaramazsak üzülürüz. Oysa hepsi fani. Öte dünya için ufak da olsa bir eylemde bulunmak bunların hepsinden daha değerlidir.

Sultan Süleyman'a kalmayan dünya hangimize kalacak. Efendim "biz gideriz namımız kalır". Doğru. İnşallah bu nam iyilikle, güzellikle, şefkatle, merhametle, feragatle, cesaretle, cömertlikle, mertlikle doludur.

Ardımızdan bir Fatiha okunur.

Yahut sadaka-i cariye olarak bir şeyler bırakırız, dünya durdukça dua alırız.

Bu sebeple geçen günler geçmemiştir. Biz bu "gam yükünü" omuzlayıp hesap verilecek meydana kadar taşıyacağız. Bunu akıldan hiç çıkarmayalım. Ömür, dünya hayatı insanlara Cenab-ı Hakk'ın bir lütfudur. Onun değerini bilelim. İyilikleri ertelemeyelim. Şurası malumdur ki: "Kötülerin gölgesi olmaz".

Çile varsa, sabır da vardır, dert varsa mutlaka dermanı vardır. Bazı dertler bizi uyanık tutmak için Hakk tarafından ihsan edilmiştir. Derdimizin dahi bir kıymeti vardır.

Günlerin geçmediğini ama kuşlar gibi uçtuğunu söyledik. İşte bu "yekpare bir an" dır. Hani eskilere dersiniz "ömrün nasıl geçti" diye. "Göz açıp kapayıncaya kadar" cevabını verirler.

Bunda elbette bir ders vardır. Zaman budur. Çarşambalı Deli Ziya bunu mezar taşına yazdırmıştır: "Hayat bir gündür, o da bugündür".

Kendisini kimse tanımıyor. Ama derin mânaları taşıyan mezar taşı duruyor.

Meramım vaaz vermek değildir. Belki kendimle konuşuyor-dertleşiyorum. Yoksa gönlün çektiklerini anlatmaya kalksam "şikayet" olur.

Biz şikayeti bir yana bırakalım.

"Kahrın da hoş, lütfun da hoş" diyebilecek mertebeye ulaşmaya bakalım. Şu fani dünyada gönül yapmaya çalışalım, gönül yıkmaktan kaçınalım.

Bütün bunları yapacak, dünyayı bir kalemde silecek kuvvet ve manevi kudret kimde var. Az kişide. Çoğunluk bizim gibi evsatu'n-nas. Yani "Kıl beşi, kurtar başı" diyenler.

Peki biz ne yapacağız?

Dua.

Duadan gayrısı yalan.

17.08.2011 Yeni Şafak

Bu haber toplam 2063 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim