Mustafa Özcan: Akif’in yalnızlığı ve hayal dünyası

Mustafa Özcan: Akif’in yalnızlığı ve hayal dünyası

Emin Saraç Hoca'nın vefatı üzerine bir değini yazısı kaleme almak istemiştim. Değini yazısı zorunlu olarak beni Akif'e aldı götürdü. Çalakalem olmaması için kaynaklara inmek, taramak icap etti ve orada yalnızlık içinde bir Akif portresi buldum. Bu portrede Akif'in hayal dünyası da gizliydi. Rıhle dergisinin 8'inci sayısında M. Emin Saraç hoca ile konuşan Ebubekir Sifil ve arkadaşları konuyu Akif'e ve Mısır günlerine getirirler. Buna dair sorularına Emin Saraç Hoca cevabında zımni olarak şairin karakterini de ele verir: Söz Emin Saraç Hoca'nındır. "(…) Ekmeleddin İhsanoğlu'nun babası İhsan Efendi'den duyardım. Bazı geceler gurbette dertleşmek ve hasbihal için İhsan Efendi'nin odasına gelirlerdi. İhsan Efendi'nin odası Câmiu'l-Ezher'in yakınında Revâku'l-Etrâk'da, Muhammed Bek Ebu'z-Zeheb Medresesi'ndeydi. O odaya Mustafa Sabri Efendi, Zahid Efendi, Mehmed Akif Bey gibi zatlar gelirdi. Mustafa Sabri Efendi mütebessim çehresiyle çok tatlı sohbeti olan bir zattı. Zaman zaman Mehmed Akif'e "Hadi Akif bey, Rıza Tevfik'in yaptığı gibi sen de bir şiir inşad et de milletimizin gönlüne biraz teselli olsun" dermiş. Malum Rıza Tevfik "Tarihler ismini andığı zaman/ Sana hak verecek, ey koca sultan/ Bizdik utanmadan iftira atan/ Asrın en siyasî padişahına" şeklinde manzum bir özürname yazmıştır. Mehmed Akif tabii Osmanlı terbiyesiyle yetişmiş… Şeyhülislamla münakaşa edecek hali yok. Zaten gönlü kırık… Olabildiğince mahzun. Şairler daha hassas olur ya. İhsan Efendi anlatırdı… Mehmed Akif Bey dermiş ki: "Memleket hasreti, daüssıla kalbimizi yakıyor, lakin İstanbul'a değil de sakin bir köye yerleşip köy odasına otursam, elime Celaleyn tefsirini alıp o cemaate, onların anlayacağı şekilde anlatabilsem ve hayatımı böyle hitama erdirsem." Mehmed Akif Bey, Hulvan'da Abbas Halim'in köşkünde yaşardı. Bazen o köşkün dış odalarından birinde otururdu, biz de o zaman onu uzaktan seyrederdik. Mustafa İsmail'i dinlemeye gelirdi. Mustafa İsmail'in okuyuşu için "Rabbanî bir okuyuş" dermiş. Zaman zaman İhsan Efendi'nin odasında toplanırlarmış. Akif merhum sessizce otururmuş. Onlar o günün büyük yıkıntısı karşısında büyük bir eza ve üzüntü çeken, matem yaşayan kimselerdir. " 

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/mustafa-ozcan/2021/02/21/akifin-yalnizligi-ve-hayal-dunyasi

Bu haber toplam 42 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim