Mustafa Özcan: Eğitimde tam bağımsızlık

Mustafa Özcan: Eğitimde tam bağımsızlık
Salgın günlerinde ve yıllarında sürekli tartışılan hususların başında sağlık, ikinci kademede ekonomi üçüncü kademede ise eğitim gelmektedir.

Sıralamada takdim tehir olabilir. Bununla birlikte salgından birinci derecede etkilenen sektörler bunlar.  Her üç sektör de insanın varlığını birinci dereceden ilgilendiriyor.  Sağlık ile ekonomi insanın varlığı ve geleceğiyle ilgili ise, eğitim de kimyasıyla alakalıdır. Diğer alanlara ilgisi, tepkisi aldığı eğitim doğrultusunda olur. Kısaca bu sektörlerin tamamı birbiriyle irtibatlı ve ilintilidir.  Eylül ayında yeni bir eğitim yılına girerken örgün eğitim yoluyla  Covid-19  virüsünün öğrenciler arasında yayılıp yayılmayacağı ya da ne derecede yayılacağı merak konusu olmuştur. Veliler bu hususta kaygılı. Devletler de süresiz okulların kapatılmasından ve eğitimin gerilemesinden dolayı kaygılı. Evde kalan çocuklar disiplin altına alınamıyor.  Çocuklar ebeveynlerini dinlemedikleri gibi zamanla serkeş hale gelebiliyorlar.  Dolayısıyla korona salgını süresince okullar ve dolayısıyla devletler çaresiz olduğu gibi aynı zaman da aileler de çaresiz kalmaktadır. Mutlaka istisnalar vardır ama kahir-i ekseriyet böyle. Paralelde ise başka bir mücadele var. Bu da ideolojik mücadeledir.  Laik-anti laik kesimler arasında çocukların kime emanet edileceğine dair tali kavgalar dinmiyor, hız kesmiyor. Tek yanlı olarak olumsuz kareler öne çıkartılıyor. Bazı cemaatlerin suistimalleri sürekli olarak hatırlatılıyor, öne çıkarılıyor. Halbuki bunun yanında bazı devlet barınma yurtlarında körpe öğrencilere kötü muamele  hiç zikredilmiyor bile. Bunlar ferdi düzeyde kabul ediliyor. Devlet çatısı altında olunca önemsenmiyor.  Devlet yapabilir ama cemaat yapamaz anlayışı empoze ediliyor.  Keza bazı çocukların aldıkları telkinler sonucu okul önlerinde büstlere sarılmaları, önünde kapaklanmaları gibi kabul edilemez durumlar, kareler geçiştirilmektedir. Dolayısıyla eğitim adına birbirimizi çekiştirmekten öte bir şey yapmıyoruz. İdeolojik kavgalar enerjimizi alıp götürüyor.   Bu bizim eğitimde henüz objektif kriterlere sahip olamadığımızı ve ideolojik aşk ve nefret ikilemini ve iklimini aşamadığımızı gösteriyor. Dolayısıyla ülke insanlarının yeni bir mutabakata ihtiyacı var.  

Devamı: https://www.maarifinsesi.com/2021/09/18/egitimde-tam-bagimsizlik/

Bu haber toplam 55 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim