• İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Mustafa Özcan: İlim ile Allah’a şirk koşmak!

Mustafa Özcan: İlim ile Allah’a şirk koşmak!
İlim kaynağıyla irtibatını kesmezse hidayete götürür. İlim kendisine yabancılaşır ve kaynağıyla irtibatını kaybederse sapkınlık vesilesi olabilir.

 İlmi Allah’ın sıfatı yerine tabiatın sıfatı yaptığınızda şirk kapsamında girer. Kehf Süresinin bir ayetinin yorumunda Mişkat isimli yorumcu batının ahır zamanda ilim ile Allah’a şirk koyacaklarını ifade ediyor.  İlim Allah için olursa hidayet yollarına rehberlik eder.  Merhum Hindistanlı allame Vahidüddin Han daima ilim ile din arasındaki münasebetleri gözlemlemiş ve bu konuyu ilgisinin temeli haline getirmiştir.  İlim Karşısında Din kitabı gibi kitapları bu ilginin bir meyvesi ve ürünüdür. Mısır’da da yine merhum Mustafa Mahmut da aynı yoldan yürümüş ve ilim ile din münasebetlerini sağlıklı bir zemine, alana oturtmak istemiştir. Yoksa ortaçağda din ile felsefenin çatışması tezi gibi modern çağda da ilmi nazariyeler ile din çatışma alanına yuvarlanabilir ve bu alanda da çatışma tezi baskın çıkabilirdi. Nitekim,  Abdulhak Adnan Adıvar bu gibi meselelere el atmış ve Tarih Boyunca İlim ve Din kitabını ve benzerlerini kaleme almıştır. Tarih boyunca bazen din bazen de ilim erbabınca yanlış anlaşılmış ve bu yanlış anlamalar ve yorumlar üzerine de ilim ve din arasında bir niza ve çekişme üretilmiştir.  Veya tasavvur ve tahayyül edilmiştir. İlimde rüsuh kesp etmiş olanlar yani derinleşenler imani meseleleri tasdike meyyaldirler. Ayette belirtildiği gibi ilimde derinleşenler (râsihûn): “Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır” derler. Bediüzzaman gibilerine göre rasihler ehli tahkik ilim erbabıdır. İlimde derinleştikçe tevazu katsayıları artar ve büyüklenme yerine teslimiyeti esas alırlar. İlim ehli iddiaya değil delile tabidir.

 Sathi düzeyde ve yüzeyde ehli ilim ile ehli din arasında çatışma ve çekişme olabilir. Lakin derinlere indikçe zıtlaşma veya tezat alanı daralır ve kaybolur. İlim Allah’ın sıfatlarından birisidir. Ondan koptuğunda şirk araçlarından birisi haline gelebilir. Nitekim, günümüzde böyle olmuştur. Geçmişle geleceği harmanlayan ve kuşatan Kehf Suresindeki ‘keşke rabbime kimseyi ortak koşmasaydım’ ayetiyle alakalı olarak Muhammed Kemal Mişkat ayette geçen ve kimseyi Rabbime ortak koymasaydım ibaresindeki ‘kimse’nin kim olduğunu sorar. Cevabı ilginçtir: İlimdir.  İfadesine göre ahir zaman diliminde Batı medeniyeti ilimle Allah’a şirk koşacaktır. Zira ilmi Allah’ın değil tabiatın sıfatı haline getirilecektir. Zaten tarih boyunca tevhitten sapmalar sıfatlara bağımsız anlamlar yüklenmesiyle, verilmesiyle türemiştir. Kadim Yunan’da peygamberlerin meslekleri ilahlara tevdi edilmiştir. İlmin Allah’a şirk vesilesi yapılmasının en önemli misallerinden birisi ‘hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözü olmalıdır ve bu pozitivizme açık bir sözdür.  Alim/ulema mürşit olabilir lakin edilgen olan yani yoruma açık olan bilgi/ilim nasıl rehber olabilir? Burada ‘ Favka külli zi ilmin alim/her ilim sahibinin üzerinde bir alim vardır’ ayeti ve anlamı göz ardı edilmektedir.  İlim kendi başına bir varlık olarak telakki edilmektedir.  Halbuki ilim, sahibinden ve görüşünden bağımsız olamaz. Burada ilme istiklaliyet tanınmıştır. Bu bir kandırmacadır.  Sıfat olmaktan çıkarılmış zat yapılmıştır.  Bu alanda panteizm ile tabiatçılık yan yana yürüyor ve duruyor. Nitekim Spinoza Allah’ın sıfatlarını tabiata vermiş ve buradan da panteizm anlayışına yürümüştür.  O zaman Allah’a ihtiyaç kalmamış ve yerine tabiat ve kanunları geçirmiştir. Halbuki,  tabiata kanunlarını (sünnetullah) vazeden ve koyan bizzat Allah’tır.

Devamı: https://www.maarifinsesi.com/ilim-ile-allaha-sirk-kosmak/

Bu haber toplam 55 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim