• İstanbul 22 °C
  • Ankara 16 °C

Mustafa Özcan: Kabaran Sırp ruhu

Mustafa Özcan: Kabaran Sırp ruhu
Batı'nın ahlaki standardını anlamak mümkün değildir. Özellikle de de siyasette.

Ermeni soykırımıyla alakalı olarak Türkleri inkara yeltenmekle suçlarlar ve inkar politikasına sapanları da yargılamaya kalkarlar. Suçu övmek veya inkar etmek de tali olarak suç kapsamına girer! Elbette Sırpları da Ermeniler gibi toptan suçlamak yerinde değildir. Ermeniler bir zamanlar millet-i sadıka idi sonrasında aramıza kara kedi girdi ve birbirimize düşman kesildik. Sırplarla da bir zamanlar iyiydik. Ankara Savaşı sırasında Timur'a karşı bizim saflarımızda savaştılar. Sırpların yabani ve kaba bir tabiatları olduğu inkar kabul etmez bir gerçek ve kesindir. Bu Bosna Savaşı sırasında bir kez daha kendisini göstermiştir. O sıralarda Sırp protokolleri diye bir yazı yazmıştım. Bu tür yazılar Yahudileri çağrıştırdığı için Sırplardan ziyade onlar alınırlar. Nitekim de öyle olmuştu. Bununla birlikte savaş zamanlarında hatta sair zamanlarda 'medeni batılların' da Sırp kılığına girdiği veya Sırplaştığı görülmektedir. Belki onlara sırtlan demek daha evladır. Hüsnü Aktaş hocanın 'Medeni Vahşet' adlı eserinde de medeniyet adı altında işlenen vahşete gönderme yapılmaktadır. Boşnaklara yönelik Srebrenitsa katliamı Sırplar tarafından icra edilen ama muvazaalı yani kolektif bir katliamdır. Katliam BM adına arazide bulunan Hollanda askerlerinin gözleri önünde hatta gözetimi altında yapılmıştır. Şimdi katliam başka bir cephede ve veçhede işlenmektedir. Bu da edebi boyuttur. Araplar edebi ifadesini manevi anlamında da kullanmaktadır. Gerçekten de Hollanda ve Avrupalıların Srebrenitsa'da iştirak ettiği fiziki ve fiili katliamdan sonra şimdi bir de Boşnak Müslümanlara yönelik manevi ve edebi katliam yürütülmekte, irtikap edilmektedir. Boşnak katliamını ve soykırımı yalanlayan Avusturyalı yazar Peter Handke Boşnakların kendi kendilerini öldürdüklerini söyleyerek bir garabete imza atmıştır. Yanlışa tüy dikmiştir. Daha büyüğüne de Nobel Edebiyat Komitesi onu ödüllendirerek imza atmıştır. Bu yıl edebiyat ödülünü katliam inkarcısı bu zata vermiştir. Bu durumda bir dahaki sene de ödülü Talat Paşa'nın ruhuna vermeli ya da Doğu Perinçek'i taltif etmelidir. Yoksa çifte standarttan kurtulamaz. Elbette derdimiz tarihin derinliklerine dalmak, eşelemek değil ama Avrupa dediğiniz işte budur. Bu ödül üzerinden tutumu bir kez daha somutlaşmıştır. Medeni görünse de öyle değildir. Bu ödül Avrupa'da Sırp ruhunun yükseldiğine tanıklık etmektedir. Dolayısıyla Müslümanlar kıtada yine tehdit altındadır. Esasen Miloseviç, Karadziç ve Mladiç üçlüsünün yaptığı, 800 yıl evvel Endülüs'te Ferdinand ve İzabella'nın yaptığından farklı ve uzak değildir. Onların yaptıklarının günümüze yansımasıdır. Sırpların yaptığı Rusya-İngiltere gergefinde ve Batı namına yeni bir Reconquista hareketidir. Nobel Edebiyat Komitesi de Reconquista hareketine edebi ve manevi bir katkı sunmuştur. Edebi olarak Sırpların yaptıklarını kutsamıştır. Avusturya asıllı Peter Handke'nin Nobel Edebiyat Ödülüyle ödüllendirilmesi gelecekte yapılacak benzeri soykırımların yüreklendirilmesidir. 

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/mustafa-ozcan/2019/12/11/kabaran-sirp-ruhu

Bu haber toplam 168 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim