Mustafa Özcan: Kavramların zaman boyunca yolculuğu ve kurra kavramı

Mustafa Özcan: Kavramların zaman boyunca yolculuğu ve kurra kavramı

Tasavvufun tarihçesi ya da menşei ve etkilendiği kaynaklar üzerinde ileri geri çok söz edilmiştir. Mesele bu suretle dallanıp budaklanmıştır. İslam içi mi dışı mı olduğu tartışmaları ayyuka çıkmış; etrafında çekişmeler yaşanmıştır. Büyük ölçüde tasavvuf İslam kaynaklıdır ve dehil yani ithal değildir. Lakin daha sonra ithal unsurlar da karışmıştır. Keza mezhep mi meşrep mi olduğuna dair tartışmalar da sürmüştür. Tasavvufa gelişme devrelerinde arız olan bazı sokma bidatlar nedeniyle kaynağı üzerinde çok tartışmalar yapılmıştır. Tasavvuf ile ilgili en güzel tanımlar (efradına cami ağyarına mani) Kelabazi'nin Et Taarruf Limezhebi Ehli'l Tasavvuf/Tasavvuf Mesleğini Tanıma adlı risalesinde işlenmiştir. Bununla birlikte tasavvuf bir haldir onun ötesinde makamdır ve anlatılmaz yaşanır. Kal değil hal ilmidir. Tasavvuf İslam'ın üç rüknünden birisidir. İmam, İslam ve ihsan (tezkiye). Bu Kuzey Afrika'da somutlaştırılarak şöyle tarif ve ifade edilmiştir, İmam Eş'ari, İmam Malik ve Cüneyd –i Bağdadi en Nihavendi'nin yolları. Bu doğru bir tanımdır. Zamanla tasavvufun özü ile bilahare kazandığı mecra ve anlam arasında kaymalar yaşanmış ve mesafe açılmıştır. Bunun en güzel izahını bulduğum eserlerden birisi Libya Müftüsü Es Sadik Bin Abdurrahman el Giryani'nin El Guluvvu fi'd Din (Dinde Aşırılık) adlı eseridir. Eser büyük oranda tasavvuf bahislerine ayrılmıştır. Kur'an ve hadiste sıkça geçen veli kelimesi sadr-ı evvelde yani İslam'ın ilk evrelerinde Allah'ın şer-i şerifini bilen, uyan ve buna arif kişi anlamında kullanılmaktadır. İlim ile ameli birleştiren ve cem eden yol ve kişi demektir. Bu tayfa için tasavvuf ifadesi ortaya çıkmadan evvel 'kurra' kavramını kullanılıyordu. Zaman yolculuğu içinde tasavvuf hakkında kullanılan kavramlar değiştiğinden hüküm de değişmiştir. Halbuki kavramların değişmesi hükmün değişmesini gerektirmez. Usulcüler ' el hükmü ale'ş şey'i fer'un min tasavvurihi' demişlerdir. Hüküm teşhise, tanımlamaya tabidir. Kurra yerine sufiler tabiri kullanılınca İbni Teymiye bu ilmi ha(a)dis olarak tanımlamış yani sonradan olma demiştir. En azından Kur'an ve Sünnete dayanmada içtihadi bir ilimdir deseydi daha yerinde olurdu. 

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/mustafa-ozcan/2021/01/23/kavramlarin-zaman-boyunca-yolculugu-ve-kurra-kavrami

Bu haber toplam 81 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim