• İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Mustafa Özcan: Meşrepten ayrılıp, haktan ayrılmayanlar

Mustafa Özcan: Meşrepten ayrılıp, haktan ayrılmayanlar
Merhum Mısırlı Muhammed Gazali'nin şahsında rabbani bir alimin portresini görmekteyiz. Neden Muhammed Gazali olarak isimlendirilmiştir?

Babası İmam Muhammed Gazali'yi çok sevdiğinden oğluna da hem tefeül hem de teberrük makamında terkip halinde onun adını vermiştir. Rabbani alimin bir başka ifadesi de müteşerri alimdir. Bu tanımların ortak anlamı haktan ayrılmayan alim demektir. Bazen insanlar tali dairelerden ayrılabilirler. Mensubiyet içinde oldukları yapı ile ters düşebilir ve çatışabilirler ve o çatı altında barınamazlar ve ayrılırlar. Bu tabiidir. Bunu yapanlar kınanamaz. Bazları da yıkarak ve köprüleri atarak ayrılır. Bu sorunlu bir kopuştur. Bazıları da çaresizlikten çar naçar bir vaziyette ayrılır ve köprüleri atarlar. Kendi başlarına değer olanların ayrılmaları da genelde selis dairede yağdan kıl çeker gibi gelişmekte ve müspet dairede şekillenmektedir. Yetersizlerin ayrılması ise yıkıcı bir çığıra dönüşebilmektedir. Olgun bir biçimde ayrılanlar daha sonra ana yapı ile ilişkilerini-boşanan sanatçıların alışıldık cümlesiyle- seviyeli bir biçimde sürdürmektedirler. Bunlardan birisi Muhammed Gazali'dir. İhvan'ın hoca kısmındandır ve tabir caizse saffı evvellerden öncü kuşaktan biridir. Hasan el Benna döneminde genç bir İhvan üyesidir. Lakin zamanla yolları ayrılmıştır. Zira radikal değil ama keskin görüşleri vardır. Bu da yapı içinde tutulmasını zorlaştırmıştır. Kopuşu gürültülü olmamıştır. Zira hakperesttir. Bununla birlikte bilahare İhvan'dan çok sayıda ayrılan olmuştur bu ayrılanlar geride büyük vaveyla koparmışlardır. Bazıları siyasi makamlara da gelmiştir. Hasan Bakuri gibi. Nasır'ın vakıflar bakanı olmuştur. Muhammed Gazali zamanla çok velut bir yazar olmuş ve fikirleri İhvan dairesini aşarak ümmete mal olmuştur. İhvan dairesinde kalmış olsaydı belki de fikirleri ve kitapları muayyen bir kesime hitap edecek, mal olacaktı. Sınırlı bir istifadeye medar olacaktı. İhvan çeperini aşarak fikirleri ümmete mal olmuştur. Zaman zaman keskin çıkışları, eleştirileri olsa da hakperestlikten ayrılmamıştır. Tartışmalı bir alan olan Tasavvuf ile ilgili değerlendirmeleri de böyledir. Ebu'l Hasan el Şazeli ve Şazeliye tarikatı ile ilgili müthiş değerlendirmelerde bulunmuş ve müteşerri tasavvufun İslamın inceliklerine ve hazinelerine malik olduğunu söylemiştir. Tasavvuf ile ilim bir araya geldiğinde bu derinliğe tekabül etmektedir. Tasavvuf alimin eline düşerse hikmete cahillerin eline düşerse hurafeye dönüşmektedir.

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/mustafa-ozcan/2019/12/09/mesrepten-ayrilip-haktan-ayrilmayanlar

Bu haber toplam 256 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim