Düşüncenin ve şiirin “Diriliş”i olarak anılırken, yazın hayatının hemen her alanında; şiir, hikâye, piyes, düşünce, çeviri, deneme, inceleme ve günlük yazılar üretmekten de geri durmamış öncü bir şahsiyettir.
Cumhuriyet öncesi Mehmed Akif, Cumhuriyet sonrası Necip Fazıl ekolünden sonra gelen başlı başına bir “ümmet” olarak dillendirilirken, kimi eleştirmenler tarafından aynı zamanda modern şiirin önemli sacayaklarından biri olan “İkinci Yeni Şiiri”nin başlatıcısı ve öncüsü olarak da anılır. Fikri ve edebi evrenini oluşturan temel köşe taşları olarak; Diriliş, Medeniyet, Doğu-Batı, İslam, Millet, Hakikat, Gelenek vb. kavramları hemen her eserinde rahatlıkla görmek mümkündür. Bu mümkünat, onun sıradan bir estetik ve edebi telakkiyi değil, makro planda daha büyük bir anlatıyı -ki o anlatı “İslam Davası”dır- içkin kılmış olmasıyla da Karakoç’u ayrıksı bir yerde tutar.
Perspektif, ölüm yıldönümü olan 16 Kasım’da, fikriyatı ve şiiriyatı ile ayrıksı bir yerde duran Sezai Karakoç için bir soruşturma dosyası hazırladı. Söz konusu bu dosyaya; şair ve araştırmacı-yazar Metin Önal Mengüşoğlu, Birikim Dergisi yazarı ve edebiyat eleştirmeni Orhan Koçak, Afyon Kocatepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Özger görüşleriyle katkıda bulundular.
Devamı: https://www.perspektif.online/sezai-karakocun-dusunce-ve-siir-evreni-1/






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.