İkincisi, ya müstakilen ya da savaşla birlikte, merkezi Avrupa ülkeleri olan “halk hareketleri/isyanlar”ın patlama potansiyeli…
İtalya, Almanya, Çekya, Fransa, İngiltere’de iç huzursuzlukların öncülü sayılabilecek gösteri ve protestolar zaten yaşanıyor…
Avrupa ekonomisinin ana dişlisi Almanya’da şimdiden binlerce insan sokak gösterilerinde toplanmaya başladı. Bunlar yine de “düzenli” itirazlar. Kırıp-dökmeler, yakıp-yıkmalar yok. Kış ve devamında daha sertleşecek olaylardan herkes endişe ediyor.
Alman şirketlerinin yaşadığı dalgalanmalar da korkulara eşlik ediyor. Neredeyse yüz yıllık tuvalet kağıdı üreticisi Hakle’nin iflas başvurusunda bulunması artık istisna sayılmayacak bir örnek.
Makro açıdan, mevcut enerji krizini harlayacak petrol fiyatlarında da parlamalar bekleniyor. ‘OPEC+’ ülkeleri Maliye Bakanları toplantısından, günlük yüz bin varil kısıtlamaya gidileceği kararı da çıktı. Spot piyasalar zaten alev alev… (Bu anlamıyla ‘Soğuk Savaş’ ilk kez elle tutulur hale geliyor.)
Bir seri ciddi araştırma, küresel sivil huzursuzlukları işaret ediyor. Avrupa’da-yukarıdakilere ilaveten-Hollanda, İspanya, İsviçre, Bosna-Hersek’i de riskli ülkeler içinde sayıyor. Keza, tek tek devlet isimlerinden öte, son altı aylık dönemde, 198 ülkeden 101’inde bu manada artan riskler gözleniyor. Sıradan kıvılcımlar da değil bunlar; “Sivil Huzursuzluk İndex”inin oluşturulmaya başlandığı 2016 yılından bu yana en yüksek oranlar söz konusu… (‘Inflation and War are stoking sivil unrest across globe, research shows’, 02/09, Bloomberg.)
***
Elbet ‘büyük resim’ de etkileniyor…
Amerikan ‘Foreign Policy’e göre az önce okuduklarınız devede kulak. Onlar süper güçler arasında savaş bekliyorlar…
Hem liberal ve ‘küreselcilerin’ yenildiğini, bağlı sistemin çöktüğünü yazıyorlar hem de büyük savaşın kapıda olduğunu…
Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/nedret-ersanel/soguk-savasta-donarak-olmek-2063952






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.