• İstanbul 7 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 15 °C
  • Konya 7 °C
  • Sakarya 8 °C
  • Şanlıurfa 14 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Gaziantep 14 °C
  • Bolu 2 °C
  • Bursa 7 °C

Nur Tuğba Aktay: 105 yıllık yankı: Korkma!..

Nur Tuğba Aktay: 105 yıllık yankı: Korkma!..

Yorgunluk, yoksulluk ve belirsizlik... 1921 Ankara’sının dumanlı atmosferinde her şey tükenmiş gibi görünürken, Birinci Meclis’in sıraları bir şiirle değil, bir karar ile sarsıldı. İstiklâl Marşı, bir milletin karanlığın en koyu yerinde verdiği o devasa cevaptı… Bugün 105. yılında bu metni okurken gördüğümüz şey, sadece bir marş değil; bir milletin tarih sahnesinde kendi istikbalini kendi eliyle, imanıyla ve direnciyle nasıl yeniden yazdığının tescilidir...

Mehmed Âkif’in sesi, tarih sahnesinde çok zor bir eşikte yükseldi. Bir tarafta çöken bir imparatorluğun ağırlığı vardı. Asırlarca dünyaya nizam vermiş bir devlet artık tükenmişti. Bu çöküş yalnızca siyasi bir gerileme değildi; aynı zamanda bir medeniyet yorgunluğuydu. Diğer tarafta ise Batı’nın mekanik gücü yükseliyordu. Sanayi devriminin ürettiği yeni dünya düzeni yalnızca askerî üstünlük değil, aynı zamanda zihinsel bir baskı da kuruyordu. Toplar, tüfekler, zırhlılar ve fabrikalar… Birçok aydın bu iki kuvvetin arasında ezildi. Kimileri geçmişe sığınarak zamanı okuyamadı, kimileri ise Batı karşısında kendi köklerinden utanan bir zihniyet geliştirdi. Fakat Mehmed Âkif başka bir yol seçti. O ne geçmişe kapanan bir nostaljinin şairiydi ne de taklitçi bir modernliğin temsilcisi. O, ateşin içine girip tavlanmayı seçen bir karakterdi. Onun şiiri bir edebiyat süsü değil, bir ahlâk çağrısıdır.

İstiklâl Marşı’nın ilk kelimesinin “Korkma” olması, bu tarihsel ve ruhsal arka plan düşünüldüğünde rastlantısal değildir. Bu kelime, iki cihan serveri Peygamber-i Zîşân Efendimiz Muhammed aleyhisselamın Sevr Mağarası’nda Hazreti Ebubekir’e söylediği “Lâ tahzen” hitabının millî bir yankısıdır.

Âkif bu nidayla korkunun esaretin ilk kapısı olduğunu haykırır. Çünkü bir millet önce korkar, sonra susar; sustukça da yavaş yavaş karakterini kaybeder.

Âkif’in “Korkma”sı yalnızca düşman topuna veya tüfeğine bir meydan okuma değildir. Bu aynı zamanda insanın kendi zaaflarına, maddeye olan bağımlılığına ve şahsiyetini satılığa çıkaran zihniyete karşı bir uyarıdır.

Akif’in hayatındaki küçük görünen bazı hikâyeler aslında büyük bir karakter dersidir. İstiklâl Marşı için verilen ödülü reddedişi, yokluk içinde yaşarken bile başını eğmemesi, hatta meşhur palto hikâyesi… Bunlar romantik anekdotlar değildir. Bunlar bir ahlâk öğretisinin pratik hâlidir. Âkif bize şunu öğretir: Bir insanın gerçek gücü sahip olduklarında değil, vazgeçebildiklerindedir. Makamdan vazgeçebilen özgürdür. Paradan vazgeçebilen hürdür. Vicdanını satmayan ise gerçekten bağımsızdır... Bu yüzden İstiklâl Marşı yalnızca bir savaş metni değildir; aynı zamanda bir ahlâk bildirgesidir.

Yazının devamı için:https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/nur-tugba-aktay/105-yillik-yanki-korkma-1776524

Bu haber toplam 192 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim