• İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 26 °C
  • Konya 21 °C
  • Sakarya 22 °C
  • Şanlıurfa 32 °C
  • Trabzon 23 °C
  • Gaziantep 30 °C
  • Bolu 16 °C
  • Bursa 22 °C

Oğuzhan Bilgin: Kazakistan'ın nüfusu neden az?

Oğuzhan Bilgin: Kazakistan'ın nüfusu neden az?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kazakistan'ın başkenti Astana'ya yaptığı ziyaret herhangi bir devlet başkanının başka bir ülkeye yaptığı resmî ziyaretin çok ötesindeydi.

 Kazakistan'a yapılan bu ziyaretin estirdiği rüzgâr aslında 2 yıldır tüm Türk dünyasında Karabağ Zaferi'nin estirdiği rüzgârın bir devamı. Nitekim o rüzgârın etkisiyle Türk Devletler Teşkilatı kurulmuştu. Yine aynı rüzgârın hızını kesmek için Kazakistan, Özbekistan içeriden karıştırılmak istenmiş; Kırgızistan'ın üzerine de Tacikistan salınmıştı.

Astana'daki bir kafede otururken sosyal medyaya baktığımda Türkiye'deki bazı klişelerin tekrarlandığı gözüme çarptı:

"Kazaklar Türklüklerini kaybetmiş" diyordu biri. Bir diğeri "pek camiye falan da gitmiyorlar" diye yazıyordu.

1930'larla birlikte Türkiye'deki resmî ideolojinin tarih ve kültür politikası bir yandan "Araplar bizi arkadan vurdu" anlatısıyla Türkiye'yi Ortadoğu'dan çeken; 1000 yıldır Türklerin yönettiği Ortadoğu'yu İngilizlere teslim eden bir netice ortaya çıkarmıştı. Diğer yandan da "biz kadim Anadolu halkıyız, Hitit, Sümer torunuyuz" türü bir anlayışla Türklüğü Turan'dan koparacak bir kültür ve tarih politikasıyla Türkistan coğrafyasıyla olan ilgisini kesmiş; o toprakları Rusların kaderine terk etmişti.

Tıp doktoru Reşit Galip'in 1932'deki Türk Tarih Kongresi'nde inşa ettiği bu anlatıya itiraz eden ve kendisi de Başkurdistan'dan kaçıp Türkiye'ye sığınan büyük tarihçi Zeki Velidi Togan'a da büyük baskı yapılmıştı. Daha önce Rus hapishanelerinden kaçmış olan büyük tarihçi ve Türk milliyetçisi Togan şimdi de son hür Türk toprağı Türkiye'den gitmek zorunda kalacaktı. Bu rezalete itiraz edip "Zeki Velidi'nin Öğrencileri Olmakla İftihar Ederiz" diye bir protesto telgrafı çeken asistanı Nihal Atsız da üniversiteden atılacaktı.

Türkiye'nin kendisini Batı'ya kabul ettirmek istediği hem Türk hem de İslam coğrafyasına sırtını döndüğü yıllarda Kazakistan'da yaşanan hadiseler ise Türkiye'de pek bilinmiyor.

19. yüzyılda ağırlaşan Rus istilalarına karşı Kazak Türkleri şiddetli direniş göstermişti. Savaşlar kaybedilse de bağımsızlık ruhu hiç sönmemişti. Çarlık dönemini bitiren 1917 Bolşevik Devrimi sırasında Kazak ve Kırgız milliyetçilerin kurduğu Alaş Orda Hareketi tarihe geçmiş, Rus hâkimiyeti altındaki tüm Turan halklarının birliğini savunmuştu. "Ulu atam bahadır Türk'tür" diye başlayan marşlarıyla Alaş Hareketi Kızıl Ordu tarafından mağlup edilmişti.

Ruslar Kazak Türklerinin mücadele gücünü hiç unutmamış, o nedenle de özellikle bölgedeki Türklük ve İslamiyet ruhunu imha etmeyi amaçlayan sistematik bir Ruslaştırma ve ateistleştirme politikası yürürlüğe koymuştu. Bir yandan savaşlarda Kazaklar ön cepheye sürülüyor, diğer yandan 25 bin milliyetçi kurşuna diziliyor ve Kazakistan Sovyetler'in nükleer deneme sahası olarak kullanılmaya başlanıyordu. Ama Kazaklara yapılan esas soykırımı dünya tarihinde çok az görülecek bir yöntemle yapacaklardı.

Devamı: https://www.aksam.com.tr/yazarlar/oguzhan-bilgin/kazakistanin-nufusu-neden-az/haber-1311887

Bu haber toplam 372 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim