• İstanbul 17 °C
  • Ankara 16 °C

Ömer Lekesiz: Medenîlikten medeniyetçiliğe nasıl geldik?

Ömer Lekesiz: Medenîlikten medeniyetçiliğe nasıl geldik?
Kelime bir ayettir yani, işaret.

İçinde doğduğu toplumsal şartlara göre her kelime ilk anlamı sabit kalmakla birlikte, işaret ettiği şey ile kurulan ilişkilerin değişmesine göre anlamı da değişir.

Burada ilişkilerin değişmesinden kasıt, şeylerle ilgili zihniyetlerin, amaçların, arzuların ve faydaların… vb. değişmesidir.

Bu nedenle bir kelime sosyal, kültürel, siyasal vd. yönlerden bir devirde çok etkili iken, başka bir devirde etkisiz hale gelebilir ve bu iki süreçte muhteviyatı genişleyip, daralabilir ki bunların tersi de doğrudur.

Kelime, dil ailesi ve belli bir toplumsal hayat içindeki bu hareketiyle, ilgili toplumsal değişmelerin belli devirlere göre izlenmesine, yorumlanmasına kaynaklık eder. Hatta tedavülden kalkmış, ölmüş olsa bile bu değerini muhafaza eder, belki de asıl bu yanıyla tek başına değerli hale bile gelebilir.

Yazı başlığımızdaki medenîlik ve medeniyetçilik kelimelerinin anlam serüvenini sözlüklerden izleyerek, bu serüvenden hasıl olan toplumsal kimi sonuçları mevcut siyasi algımızı doğru anlamak ve anlatmak bakımından değerlendirme konusu yapabiliriz.

Medîne ve medenî Arapça mdn kökünden gelir.

Ahterî Mustafa Efendi (v. 1560-61) Ahter-i Kebîr’inde medn, medîn, medenî ve medîne kalimelerini şöyle açıklar:

“Medn: durmak; ikamet manasına ‘Bir yerde kaldı, ikametti.’ Medine adı da buradandır.

Medîn: Borçlu; medyun manasına. Ve dahi kul; gulâm abd manasına.

Medenî: Şehirli.

Medine (medînet): Duracak yer. Ve büyük şehir. Cem’i hemze ile medâ’in ve müdün ve müdünn gelir. Bu kelime ‘sahip oldum’ anlamlı dintüden alınmıştır. (…) Hz. Peygamber’in şehri olan Medîne’ye nispet Medenî; Mansur’un Medine’sine nispet Medînî; Kisra’nın Medâ’in şehrine nispet ise Medâyinî şeklinde yapılmaktadır. Bu nispetler, belli olsun karışmasın diyedir. Medyen ise Hz. Şuayb’in şehridir. Medînet ümmet, bir dine inananların bütünü, millet.”

Osmanlı Türkçesi’ndeki medeniyet kelimesi Ahter-i Kebîr de henüz yer bulabilmiş değildir. Bunun nedeni yukarıdaki birbirleriyle ilişkili kelimelerin manalardan görülebilmektedir.

Zira medn kelimesi insanlık tarihi itibariyle ortaktır ve bu ortaklık nübüvvetle tahkim edilmiştir. Allah Hz. Adem’e bütün isimleri öğretmiş (Bakara 2:31) ve onları cevâmiu’l-kelîm (Hz. Adem’e ve başka peygamberlere ayrışmış bütün hakikatleri kendinde toplayan) olarak Peygamber Efendimizle kemale erdirmiştir.

Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-lekesiz/medenlikten-medeniyetcilige-nasil-geldik-2063734

Bu haber toplam 54 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim