Kur’an-ı Kerim’de, Allah’ımızın sevdiği kulların yanı sıra, Allah Resulünün de müjdelediği bazı müminler vardır. Bunlar elbette Cebrail Aleyhisselam’ın verdiği bilgi üzere olmaktadır. Ve bu davranışların bir kısmı sadece o şahsa ve belli bir davranışa özgü iken bir kısmı da genel bir hüküm içermektedir.
Cenabı Allah kulunun üzerinde verdiği nimetleri, eserleri, imkânları, lütufları görmeyi sever. Birine mal vermiştir, onu kullanmasını ister. Hem kendine hem de muhtaç olanlara verir. Birine ilim vermiştir, o ilmin cehaleti gidermede ve salih amele dönüşmesinde kullanılmasını sever. Birinin güzel ahlakı vardır, insanlarla olan ilişkilerinde onun yansımasını ister ve sever. “Allah, nimetinin eserinin kulunun üzerinde görülmesini sever.” (Tirmizî, Edeb, 54, Müsned, IV, 438)
Allah samimi kullarını sever. İnsanlar günde yüzlerce davranışta bulunur. Bunların arasında iyi ve kötü ameller vardır. İyi davranışların, Allah için ihlas ve samimiyetle yapılması gerekmektedir. Namaz, sadaka, yardım gibi güzel davranışları gösteriş için yapan kulların alacağı pay sadece mahrumiyettir. Ve Allah yaptığı güzel işleri samimiyet, takva üzere yapan kullarını sever. “Allah Teâla muttaki, gönlü zengin, gizli (gösterişsiz, riyasız, samimi) kulunu sever.” (Müslim, Zühd, 11)
Allah, sadece kendi rızası için birbirini seven kullarını sever. İnsanların birbirlerini sevme ve değer vermede dünyevi bir beklentiden ziyade karşılıksız, sadece Allah rızası için sevmesi elbette Allah katında büyük bir anlam taşımaktadır. Allah için seven, sevmeyen, bir araya gelen, güzel işler yapan insanlar mutlu ve bahtiyar insanlardır. Onlar için çok büyük makam ve dereceler hazırlanmıştır.
“Sırf benim rızam için birbirini seven, benim rızam için toplanan, benim rızam için birbirini ziyaret eden ve benim rızam için infakta bulunanlar, benim sevgimi hak ederler.” (Muvatta, Şa‘ar, 16); “Benim rızam uğrunda birbirlerini sevenler için peygamberlerin ve şehitlerin bile imreneceği nurdan minberler/köşkler vardır.” (Tirmizi, Zühd, 53)
Allah işini sağlam yapan kişileri sever. İşimizi yapmanın yanı sıra güzel yapmak da Rabbimizin hoşuna gitmektedir. (Beyhâkî, Şu’abu’l-Îmân, 4/334) İster Allah’a karşı bir görevimiz olsun ister insanlara yönelik bir görev olsun yapanların veya hizmet alanların benimseyeceği, güzel göreceği, memnun kalacağı bir tarzda yapmak gerekir. Böylesi tüm meşru işleri layıkıyla yapanların bu davranışını Rabbimiz sever.
Yazının devamı için:https://www.yenisafak.com/ramazan/peygamber-efendimizin-dilinden-allahin-sevdigi-kullar-1-4805237































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.