Bundan ülkemiz de payını alıyor elbette. Hemen her ülkede Batı dışı olan yani seküler olmayan düşünceler çağdışı kabul ediliyor. Bu nedenle her tür meşrepten hükümetlerin milli eğitim bakanlarının yaptıkları her uygulamanın yahut modelin amacı batılaşmayla/sekülerleşmeyle başlıyor ya da sonlanıyor. Kendileri farkında olmasa da bu böyle neticeleniyor.
Örneğin okul öncesi eğitime önem veriyor milli eğitim bakanları. Tek amaçları bunu yaygınlaştırmak. Sanki matah bir şeymiş gibi şimdilerde kırk bin anasınıfı açmayı planlıyorlar. Hatta köylere bile anasınıfı açmayı hedefliyorlar. Tabiatın kucağındaki çocuğu alıp, duvarların arasına hapsetmeyi maharet sayıyorlar. Böylece eğitimimizin gelişeceğini sanıyorlar. Elbette bunu Batılılardan öğreniyorlar. Onlar diyor ki okul öncesi eğitim almış çocuklarla almamış çocuklar arasında sosyal, duygusal, bilişsel, dil gelişimi vb. açıdan okul öncesi eğitim almış çocuklar lehine gelişim farklılıklar var. Bizimkiler de buna inanıyor, çünkü araştırma sonuçları (!) öyle diyor. Batının, eğitim biliminin namusunu kirlettiğine inanmak istemiyorlar. Bu nedenle gelecekte gelişmiş ülke olabilmek için okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak gerektiğine inanıyorlar ve buna çabalıyorlar. Tamamen yanlış bir anlayış, yanlış bir tutum.
Devamı: https://www.maarifinsesi.com/okul-oncesi-egitim-ve-somurgecilik/































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.