• İstanbul 10 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Konya 5 °C
  • Sakarya 8 °C
  • Şanlıurfa 11 °C
  • Trabzon 12 °C
  • Gaziantep 9 °C
  • Bolu 4 °C
  • Bursa 9 °C

Prof. Dr. İsmail Aydoğan: Sanatı kültürel hale getirmek

Prof. Dr. İsmail Aydoğan: Sanatı kültürel hale getirmek
Nedendir bilinmez, sanat ve sanatçı denilince kültürel olmayan yapıtlar ve kültürel düşünmeyen insanlar akla geliyor. Evrensellik girdabından çıkamayan bir sanatla karşı karşıyayız bu nedenle.

Hiç kuşkusuz evrensellikten kasıt Avrupalıların bakış açısı, onların estetiği ve zevki. Bizde resimden müziğe, mimariden peyzaja kadar hemen hemen tüm alanlardaki sanat anlayışının kültürel bir kimliği yok.  Eğitim sisteminde yer alan resim-müzik gibi dersler için de aynı şeyler söylenebileceği gibi güzel sanatlar lisesi ve güzel sanatlar fakülteleri için de söylenebilir. Sanat kültürel olan üzerine kurgulanır oysa. Kültürel olguların ve olayların, en anlamlı, en veciz şekilde söyleniş biçimidir sanat. Kültürün olmadığı yerde sanat icra etmek neredeyse imkânsızdır, daha doğru ifadeyle imkânsız olmalıdır. Gördüğümüzün görülmesi, bildiğimizin bilinmesi, hissettiğimizin hissedilmesi için yapılır sanat. Bilinmek ister insan yani. Buna sanat, bunu bildiren insanlara da sanatçı diyoruz.  

Sanatkâr insanlar var bu hayatta. Sanat için gelmişler /gönderilmişler dünyaya. Öyle sanıldığı gibi sanatçı öğrenim görerek olunan bir şey değildir. Bir yetenekle doğulur öncelikle. Sonradan öğretimle olan şey ustalıktır çünkü. Burada da asıl olan beceridir. Bir başka deyişle sanatçı doğanlar, eğitimle, varolan yeteneklerini geliştirirler; sanatçı doğmayanlar ise eğitimle ancak beceri kazanırlar. Becerikli insanla sanatçı insanı karıştırmamak gerekir. Resim yapma yeteneğiyle doğmuş bir insan, herhangi bir öğretim olmadan bu yeteneğini sergiler. Eğer sözkonusu yeteneği eğitime tabi tutulmazsa, bu insanlar, olduğu yerde dururlar; ama bir eğitime tabi tutulurlarsa gelişirler, dâhi bile olabilirler. Buna karşın resim yeteneği olmayan ama resim kursuna giderek resim teknikleri öğrenip resim de yapılabilir. Ama bu yetenek (talent) değil, beceridir (skill). Yetenek, herkesin sıradan bir şekilde yaptığının hiçbir öğretime tabi tutulmadan olağanüstü şekilde güzel yapılması halidir. Buradan sanat ortaya çıkar.  

Sanatçı, bir yetenekle doğduğundan, bu yeteneğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan şey doğduğu kültürdür. Sanatçının içinde doğduğu kültüre göre onun sanat yeteneği biçim kazanır. Çünkü kültür biçim veren bir şeydir. Bu nedenle sanatçı, sanat ve kültür birbirine bağımlıdır. Ne var ki bu bağımlılık, evrensellik kaygısıyla önce bağlılığa ardından birbirinden uzaklaşmaya ve sonunda birbirinden kopmaya kadar gelmiştir. Özellikle bizim gibi Avrupa karşısında aşağılık kompleksine kapılmış ülkelerde kültürel düşünmek bir düşüklük olarak addedildiği için bu kopma/koparılma daha hızlı olmuştur. Oysa sanat kültürel olmak zorundadır.  

Devamı: https://www.maarifinsesi.com/sanati-kulturel-hale-getirmek/

Bu haber toplam 130 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim