Prof. Dr. İsmail Aydoğan: Sorunları ve çözümleri nerede aramalıyız?

Prof. Dr. İsmail Aydoğan: Sorunları ve çözümleri nerede aramalıyız?
Sömürgeciliğin her türünün işlendiği son asırda ve yaşadığımız yeni asrın ilk çeyreğinde devletler, toplumlar, sistemler ve insanlar sıkışmışlık hali yaşıyor.

Bir bunalım haline gelen hayatta ekonomi, siyaset, hukuk, eğitim gibi toplumun ana arterleri artık insanların hayrına çalışmıyor. Özellikle Batılılar, ürettikleri kavramları/uygulamaları güzelleştirerek ve tek çözüm haline getirerek ülkelere uygulattırıyor, lakin tüm güzellemelere rağmen bu uygulamalar çözüm değil sorun üretiyorlar. Demokrasiden tutun ekonomiye kadar geniş bir yelpazede bu böyle.

Bu konuyla ilgili olarak son zamanlarda özellikle batı dışı seslerin çözüm üretmesi gerektiği, insanlığın önüne yeni bir sayfanın, yeni bir sesin, yeni bir nefesin açılması gerektiği dillendirilmektedir. Peki, ama nasıl? Mesela eğitimi, yani kapitalizmin/liberalizmin cenderesindeki eğitimi insanlığın hayrına nasıl büründürebiliriz?

Batının dışında birçok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de ileri sürüldüğünde batı tasavvuruna benzemediği için ya da bu tasavvurdan neşet etmediği için hemen reddedilmesi yoluna gidilmesi nedeniyle kültürel çözümlere çözüm denilemiyor. Mesela günümüz eğitimi ancak ahlaki bir devrimle aslına rücu ettirilebilir. Bu da eğitimi ahlakla eşitlemek demek. Yani ahlaklı olmayan ama bilgili, becerikli, yetenekli olan insanlarla ahlaklı olan ama bilgili ve yetenekli olmayan insanlara öncelik, önem ve değer verilmemelidir. Ahlaklı insan ancak bilgi, beceri ve yetenekli hale getirildikten sonra değerlendirilmelidir. Ahlakı eğitimle eşitlemek demek bu demek. Eğitime dair bu çözümü Nurettin Topçu yıllarca söyledi, yazdı. Topçu gibi bir sürü insan da sayılabilir.

Evet, çözüm okulda, öğretmende, öğrencide, ailede, toplumda, ekonomide, siyasette ahlakı öncelemek, eğitimi ahlakla eşitlemektir. İşte eğitim için önerilen bu ahlak devrimi bir çözüm modelidir, ancak bu öneriye/modele genel geçer beklentiye uygun olmadığı için burun kıvrıldı, kıvrılıyor ve akabinde “çözüm sunan yok” diye haykırmaya devam ediliyor. Çözüm var ama (mesela bu) çözüm, çözüm arayanın istediği çözüm olmayınca sorun, sorun olmaya devam ediyor. Bu da gösteriyor ki sorun, çözüm arayanların kafasının karışık olmasından kaynaklanıyor. Oysa güneşin altında yeni bir şey yok. Tarihin sonundayız. Tüm yaşanacaklar yaşandı. Tecrübe yığınla duruyor tarihte. Bakışları geleceğe saplandırılmış insanlar çözümü belirsiz gelecekte arıyorlar, gelecek denilen şey esasında sınırları çizilmiş bir gelecek. Dolayısıyla aynı yerde dönüp duruluyor. Peki, eğitim ahlakla nasıl eşitlenir?

Devamı: https://www.maarifinsesi.com/sorunlari-ve-cozumleri-nerede-aramaliyiz/

Bu haber toplam 70 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim