Stuttgart'ta bir mal memuru olan babası, onu Protestan papazı yapmak istemişti. Hegel 18 yaşındayken İlâhiyat Fakültesine girmiş ve 5 yıl okumuştur. Bundan önce çok okuyan, çalışkan, yorulmak bilmez bir öğrenci olan ve okuduğu önemli kitaplardan geniş notlar alan, analizler yapan Hegel bu üniversitede ukalâca verilen derslerden hoşlanmadı. Bir taraftan içip eğleniyor, bir taraftan da Kant ve Rousseau'yu okuyordu. İlahiyattan başka, tabiat ilmi ve felsefeyle de uğraşan Hegel, Fransız İhtilâli başlayınca, bu hareketten ve bu hareketin dayandığı düşüncelerden hoşlanmış, bir sabah erken, şehrin pazar meydanına bir hürriyet ağacı dikmeye kalkmıştı. Hegel'in düşüncesinde, idealizmle materyalizm birbirini yalanlayarak çelişip dururlar. Hegel'in şahsiyetinin teşekkülünde birçok ikilikler vardır ve bunlar düşüncesine yansımıştır. Hegel, zıtlıklar arasında gidip geleceğinin işaretini İlahiyat Fakültesinde vermiştir. Bu eğitimin şekillendirdiği mistik yapı, bir süre sonra zıttına dönüşmüş, başta Hristiyanlık olmak üzere her türlü inancı inkâr eden bir tanrıtanımazlığa varmıştır. Hegel daha sonra, maddeciliğin de yetersiz olduğunu görerek, yeniden (ama daha yüksek seviyede) idealizme ulaşırken, gerçekte akıldışı olan herşeyi çürütmek ve dünyadaki akıl denilen insanî melekeyi hâkim kılmak istemiştir. Hegel'in din karşıtı olmasında Hristiyanlığın tahrif edilmiş olmasının rolü büyüktür. Ona göre Hristiyanlık, bizzat Hz. İsa'nın öğrettiği ilk şekliyle, bugünkünden çok farklıydı. Kilise, Hristiyanlığın orjinal şeklini değiştirmişti. Bu bozulmuş dinin insan mutluluğuna ve özgürlüğüne düşman, güzelliğe ilgisiz olduğunu düşünüyordu. Hegel'e göre fikirde üç hareket vardır: Tez, antitez, sentez... Dünya fikir hayatında kurduğu diyalektiği, komünistler aynen benimsemişlerdir. Ama onun maddeden ruha geçiş yolunu tıkayarak ve böylece fikir namusuna kıyarak... Hegel materyalistir, her şeyi maddede bulur, ama maddeyi tahkik ede ede bundan bir üst inanışa yol bırakır. Arar, bulur ve tasdik eder. Bulamadığı zaman ise yolu oraya kıvırır ve orada bırakır. Çağdaşı Schopenhauer onun için şöyle diyordu: "Hegel, bu amiyane, ruhsuz, nefret verici ve tiksindirici, cahil şarlatan, bir başka örneği olmayan bir küstahlık, zevzeklik ve saçmalıkla bir takım fikirleri bir araya getirip yazılar karalayan ve bunların ucuz taraftarları tarafından ölümsüz bir bilgelik diye gürültüyle duyurulduğu ve budalalarca doğru telakki edildiği o adam, bütün bir bilgin neslin zihnen bozulmasına sebebiyet verdi."
Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/sefa-saygili/2022/10/28/friedrich-hegel






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.