İklimi hoş; insanlarımız sıcak, çalışkan ve inançlıdır.
Yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz mevcut. 80 milyon nüfusumuzun hepsini doyuracak sebze ve meyveler topraklarımızdan fışkırıyor. Hayvancılığımızın durumu bazı problemlere rağmen fena değil.
Ülkemiz dünyanın belki de en kritik, en stratejik geçiş yerinde bulunuyor. Asya ile Avrupa, Güney ile Kuzey, Doğu ile Batı arasında köprüyüz. Ortadoğu ülkeleri ile Balkanlar arasındayız. Hıristiyan ve Müslüman devletlerin ortasındayız.
Değişik kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmışız. Halen de değişik dinden, mezhepten, kavimden, dilden insanlarımız bir arada kardeşçe, sulh içinde yaşıyor.
Bu yüzden memleketimize kıskançlık gösteren, çekemeyen, düşmanlık yapan, potansiyelimizden korkanlar da var ve elbette olacak. Üstelik bu dış güçlerin maalesef içimizde de işbirlikçileri ve destekçileri var.
Gün geçmiyor ki gücümüzü düşürmek için yeni bir eylem şekli ile değişik bir hedefe saldırıyorlar. Şeytanın bile aklına gelmeyen yöntemleri devreye sokuyorlar.
Ancak hepsi temelde ve hedefte birleşiyor, ülkemize düşmanlıkta ve iplerinin başka hain güçlerin elinde olması yönünden benzerlikler sergiliyorlar.
Bir bakıyorsunuz ülkemizin ekonomik dengeleri ile uğraşıyor, kredi notumuzu hak etmediğimiz halde düşürüyorlar veya dövizi artırıyorlar. Her türlü manipülasyonu yapıyorlar.
Adeta Sayın Cumhurbaşkanımızın isabetle dediği gibi yeni bir Mili Mücadele Savaşı veriyoruz. Üstelik bu defa dört bir yandan geliyorlar, içimizden ve bizden görünüp maskeli olarak da saldırıyorlar.
İşte burada bizlere düşen görev, millet olarak kardeşliğimize sarılmaktır. Düşmanlıkları bitirmektir. Kötü niyetli şer güçlerin oyununa gelmemektir.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.