Batının aydınlanma çağına Dante’den sonra girdiğinin altını çizen Ataöv; Kant’ın “Aydınlanma Nedir” başlıklı kitabında söylediği gibi, “Aydınlanma öğrenme ve bilme yürekliliğidir. Ama aydınlanma Tanrı’nın varlığına inançsız olmayı gerektirmez” diyerek bu konuya açıklık getirdi.
Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, İslam’ın akılcı bir din olduğunu söylerken,” Rönesans döneminde Avrupa’ da ki kiliselerde Allah’ı ve Hz. İsa’yı resmettikleri, hatta Afrika ülkelerinde Hz. İsa ve Allah’ı siyahi olarak algılayarak çizmişlerdir.” Dedi. O dönemde, “Descartes, Einstein’ e göre onlar fiziği anlama ve anlatma peşindeydi. Belki de bildiğimiz veya keşfetmediğimiz fizik, matematik, kimya biyoloji kurallarının toplamına bunlar tanrıdır diye bir tanım yapabilirlerdi ama akılcı olduklarından bunu yapmadılar.” Dedi.
Ataöv; “ Batının Rönesans’ a geçişi ilk Orta Asya’da görüşmüştür. İbn-i Sina, İbn-i Haldun gibi düşünürler o zamana yön veren ünlü bilginlerdi. İbn-i Sina’nın El Kanun kitabı Batıda 300 - 400 yıl tek başvuru metniydi. İbn-i Sina Türk kökenli olmasına rağmen yazdıklarını Arapça olarak yazılmış ve farklı dillere çevrilmiştir. Dilden dolayı Rönesans batıya doğru yayıldı. Yapılan reformlar “Laik” kavramını ortaya çıkardı. İnsanlar halkı oluşturdu, halk ise ulus oldu. O dönemde önemli olan serbest ticaretti. O zamanlar görünmez bir el dengeleri kontrol etmeye çalışıyordu. Ama o el artık görünür durumda, kimi zaman askerle kimi zaman derin bir yumrukla. Dünyada ki değişme büyük sermayenin ortaya çıkmasıyla başlamıştır. Artık toplumda belirleyici neden din değil, ekonomidir. “Din halkın afyonudur” diyen Marx, aynı zamanda “din fakirin çığlığıdır” Diyerek batıda ki gelişme sürecine değindi.
Prof. Dr. Türkkaya ATAÖV; “İsrail yalnızca ırkçı bir Yahudi devletidir” dediğinde bir çok kesimden tehditler aldığını, bunlardan birinin de gayet iyi bir Türkçe aksanıyla kendisini elçi olarak tanıtan ama elçi olmadığını söyleyerek tehdit savuran kişiler olduğunu söyledi. Ayrıca Hitler tarafından katledilen İsrail’li Yahudilerin, Yahudilikten ötürü yakıldığını, Yahudi esir kaplarına giderek bunu bizzat incelediğinin altını çizdi. Ataöv, “Tanrının Yahudileri seçip size bu toprakları veriyorum demesi gibi bir şey söz konusu değildir. Bu ancak bir çocuk masalıdır. “ dedi. “Yahudilerin kısa vadede planlarında Filistin’ i ele geçirmek, uzun vadede ise Suriye’ yi alma gayreti içindeler.” Diyen Türkkaya, Bu uzun vade planlarının içinde Türkiye’nin de olduğunu, hatta bazı Yahudi kadınlarının çocukları Urfa’ da doğduğu ve bununda bin-ikibin civarında olduğu bu sayede ilerde vatandaşlık talep edeceklerini söyledi. Yahudilerin geleceğe hakim olma çabası içinde olacağına değinen Ataöv, “Sahip olmak istedikleri iki şey vardır; birincisi petrol, ikincisi ise sudur. Bu bağlamda Fırat ve Dicle geleceğimize yön verecek olan kaynaklarımızdır. Biz bu kaynaklarımızı iyi kullanmazsak, başkaları bize kendi suyumuzu parayla satar” diyerek bu konunun ne denli önem arz ettiğini söyledi.
ABD’ de düşünce anlayışına değinen Prof. Dr. Türkkaya ATAÖV; şu açıklamalarda bulundu; “ABD’ de düşünürlerin bir çoğu örümcek kafalı adamlardı. Papazlığa özendiren özgürlüğü anlatırlardı. Amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden Nathaniel Hawhome, “Kızıl Harf” kitabının yazarıdır. Onların Tanrı anlayışına göre Tanrı, kızgın ve ceza veren biridir. Toplumada böyle lanse edilmiştir. Amerikan halkı Kızıldereli felan değildir. Ameraika’lı halk göçmen yada göçmen çocuklarından oluşmuştur.” Diyerek, Amerikanların katoliglere haksızlık yapıldığını, siyasete alınmadığını, katoliğe memleket verilmez anlayışının olduğunu, bu bağlamda Başkan seçilen Kenndy’nin ailesinin İrlanda’lı olduğundan dalavere ile başkan seçildiğinin altını çizdi.
Ataöv, Türkiye’nin Ermeni meselesi konusunda bir çok çalışmalar yapmış ve bu çalışmalar sonucunda ilginç gerçeklere ulaşmıştır. Onlardan bazılarını şu şekilde ifade etti; “Ermeni meselesi Türkleri durdurabilmek adına başına açılmış bir beladır. 1. Dünya Savaşı’nda Türkleri yenemeyeceklerini anlayanlar. Türkleri yobazlıkla suçlayarak onlar olduğu sürece medeniyetin olmayacağını savunmuşlar ve Hristiyanlığın İsa’nın tek kurtarıcı olduğuna kendilerini inandırıp, Türklerin önünü kesmek için Ermenilerle alakalı yazılar çıkararak, kitaplar bastırıp bedava dağıtmışlardır. Türkler bu anlamda büyük haksızlığa uğramıştır. 1896’da piyasaya çıkarılan “Kanayan Ermenistan” isimli kitapta Türkler aleyhine büyük hakaret içerilmiş Türkler hayvandan daha aşağıda tutulmuş ve bu kitap Chicago’da yayımlanmıştır” Dedi.
Prof. Ataöv; Zaman zaman farklı anekdotlar aktararak çok dil ve dinliliğin sıkıntılarında söz etti ve Hindistan da 1642 tane dil konuşulduğu bunun 8 ‘inin resmi olarak kabul edildiğini söyledi.
Eski ABD Başkanı Georga W. Bush’un çok az kitap okuduğu eskiden alkol ve uyuşturucu kullanan biri olduğunu söyleyen Ataöv, Bush’a oy veren kişilerin İsa’nın toprağından olduğu, vermeyenlerin Hristiyan bile sayılmadığının altını çizdi. Bush’un başkan seçildikten sonra atadığı adalet bakanını görevlendirdiği ve her öğlen din dersi verdiğini, ayrıca Bush’un da haftada bir kez din dersi verdiğini söyledi. İsa’nın on emrini bütün okullara evlere asıyorlar ama ilk emri olan “öldürmeyeceksin” denildiğinde kimse bu emre uymuyor. Vietnam’da 2.5 milyon insan öldürülmüştür. Afganistan’da, İrak’ ta milyonlarca insan katledilmiştir.
Prof. Dr. Ataöv ilginç bir konuya değinerek şunları söyledi; “Amerika da nerdeyse her eve giren bir kitap var, ismini İncil’den alan “Krallık Gelince” adında ki bu kitap Amerika’da 65 milyon satmıştır. Bu durum hem Amerikayı hem dünyayı tehdit etmektedir Hristiyan kökten dinciliğle karşı karşıyayız.” diyerek dersini sonlandırdı.
Prof. Dr. Türkkaya ATAÖV kimdir?
Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, yayınladığı 150'yi aşkın eseri ile Uluslararası İlişkiler alanında ülkemizin önde gelen ilim adamlarındandır. Ermeni Meselesi konusunda uzman olan Ataöv'ün eserleri 20 farklı dile çevrilmiştir. Ermeni Sorunu hakkında kaleme aldığı kitaplarında Osmanlı arşivinden ve diğer arşivlerden alınan kaynaklar, istatistikler ile "Ermeni Soykırımı'nın meydana gelmediğini kanıtlamış ve 1984 yılında Fransa'daki "Orly Davası"nda "Onur Tanıklığı" yapmıştır. Ermeni Sorunu'nu çözmeyi kendine vazife telâkki etmiş ve bu dava uğrunda hayatı pahasına mücadele etmiştir. Bugün bu konudaki çalışmalarını aldığı onlarca tehdide rağmen devam ettirmektedir.
Sanat dergilerinde şiirleri, yazıları ve denemeleri yayımlanan Ataöv aynı zamanda Cumhuriyet ve Türksolu Gazeteleri'nde yazmaktadır.
40 yılı aşkın süre Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğretim üyeliği yapmış olan Prof. Dr. Türkkaya Ataöv'ün, yerli-yabancı 97 dergi ve gazetede yazıları yayınlanmıştır.
Haber : Ümit Yıldırım































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.