• İstanbul 7 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 10 °C
  • Konya 7 °C
  • Sakarya 8 °C
  • Şanlıurfa 13 °C
  • Trabzon 13 °C
  • Gaziantep 9 °C
  • Bolu 4 °C
  • Bursa 9 °C

Prof. Uğur Derman:Yazma Kur’ân-ı Kerîm'ler nasıl hazırlanırdı? - 1

Prof. Uğur Derman:Yazma Kur’ân-ı Kerîm'ler nasıl hazırlanırdı? - 1

Resim-1'de gördüğünüz mustatil (dikdörtgen) tezhib örneğinin, aşağı yukarı beş asırlık bir geçmişi vardır. Sahibi olduğu yazma eserlerle iftihar ettiğimiz Topkapı Sarayı Müzesi Kütübhânesi-YY913'de saklı bulunan Kur'ân-ı Kerîm'den alınan bu 16x11 cm. eb'âdındaki zahriye, yapıldığı zamanki canlılık ve parlaklığı ile asırlara meydan okumaktadır; onu hazırlayan ellerin, cihanda nâm ü nişânı kalmamışsa ne çıkar? XVI. asra kadar, mushafların baş tarafına, yâni Fâtiha sûresinden evvel gelen birkaç yaprağa, kitabın eb'âdına uygun dikdörtgen veya beyzî (oval), yâhud da yuvarlak tezhîb yapılması âdet idi. Zamanla terk edilen bu bezeme şekline, yeri îtibâriyle zahriye (zahr, sırt mânâsına geldiğine göre sırtlık demekdir) ismi verilir. Bâzan yalnız tezhîble bırakılır, bâzan da içine bir âyet veyâ temellük kitâbesi (yani kitabın kime âid olduğunu gösteren ifade) yazılırdı. Birkaç sahîfe devâm eden zahriyeler de görülmüşdür. Nitekim, bu mushafın da dört zahriyesi mevcûddur, fakat birini örnek olarak veriyoruz. Zahriye hakkında şu îzâhat vesîlesiyle, yazma bir Kur'ân-ı Kerîm'in hazırlanışında emeği geçenlerin, evvelâ Allah'ın rızâsını tahsîl, sonra da maîşetlerini temîn husûsundaki gayretlerini belirtmeden önce, mushaf için lüzumlu ana malzemeden bahsedelim: Kâğıd: Tercîhan, Şark'dan (bilhassa Hindistan'ın âbâdî kâğıdları) gelen ham kâğıd tabakaları, beyaz renk gözü yorduğu için, bazı nebâtî maddelerin (çay, soğan kabuğu, tâze ceviz kabuğu v.b.g.) kaynatıldıkları suya renk vermeleriyle, tekne içinde o suya batırılır ve böylece hafif renk kazandıktan sonra kurutulurlar. Bu kâğıtların üzerine, un veya nişasta pişmişi, yâhud şapla kestirilmiş yumurta akı sürülmekle âharlenmiş, yâni terbiye edilip cilâlanmış olurlar. Böyle bir kâğıda mürekkeple yazıldığı vakit, şayet hatâ varsa, kazımakla, hattâ yalamakla, iz bırakmadan çıkar. Eskiden, okumuş yazmış insanlar hakkında kullanılan "mürekkeb yalamış" tâbiri de bundan kinâyedir.

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/ugur-derman/2022/07/22/yazma-kuran-i-kerimler-nasil-hazirlanirdi-1

Bu haber toplam 338 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim