• İstanbul 30 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 33 °C
  • Konya 27 °C
  • Sakarya 30 °C
  • Şanlıurfa 37 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Gaziantep 33 °C
  • Bolu 25 °C
  • Bursa 29 °C

Rümeysa Oğuz: "Yazmak Benim İçin Sihirli Bir Hadise"

Rümeysa Oğuz: "Yazmak Benim İçin Sihirli Bir Hadise"
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Merkezi, edebiyat dünyasının köklü geleneklerini ve günümüz öykücülüğünü masaya yatıran anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.

Yoğun bir katılımla gerçekleştirilen “Kağıt Ev Yazar Söyleşileri” programının 13 Haziran 2026 Cumartesi günkü konuğu, çağdaş edebiyatımızın kıymetli kalemlerinden Rümeysa Oğuz oldu.

TYB Genel Merkezi D. Mehmet Doğan Divanı’nda düzenlenen ve “Kadim Anlatıya Öykü'nmek” başlığı altında gerçekleştirilen söyleşide; geleneksel anlatı formlarının modern öykücülüğe etkileri, zaman kavramının felsefi boyutları ve insan ruhunun kadim izleri derinlikli bir sohbetle ele alındı.

Söyleşinin açılışında, yazarın okuma geçmişi ve kişisel hayatında biriktirdiği "yükün" kadim anlatılara öykünerek nasıl hafiflediği sorusu üzerine söz alan Rümeysa Oğuz, edebi mutfağının kapılarını samimiyetle araladı. Kendisinin ve geniş ailesinin kitaplarla örülü dünyasını anlatan Oğuz, inanan insanlar olarak zaten kadim bir anlatının içine doğulduğunu belirterek şunları söyledi:

whatsapp-image-2026-06-15-at-16.10.33-(1).jpeg

"Ben inanan bir insan olarak zaten kendi inandığım kutsal kitapta kadim bir öğretiyi o kadar benimsemiş bir haldeyim ki, günlük hayatımın içerisine bunu konuşlandırmış durumdayım. Kadim öğreti bence Müslüman olan herkesin hayatının özünde var. Çocukluğumdan beri sadece kurguları değil; Büyük İslam İlmihali’ni, Riyaz-ı Salihin’i, tefsir kitaplarını ve Kimya-yı Saadet’i de okuyordum.

Ölümün de yanı başımızda olduğu, korkutucu olmayan bir hayat tasavvuruyla büyüdüm. İnsan ölümü konuştuğu, peygamber kıssalarını dinlediği bir evde büyüyorsa zaten kadim olana uzak duramaz. Aşkın olanla ünsiyetinizi kuvvetlendirdiğiniz zaman hayatın kendisi başlı başına bir kadimlik oluyor. Hatta bana göre, yaşamak ve bir annenin evlat sahibi olması yeteri kadar mitolojik bir mevzudur."

whatsapp-image-2026-06-15-at-16.10.33-(2).jpeg

Kitabın "Kelam" ve "Kalem" olarak iki bölüme ayrılmasının arkasındaki estetik ve teolojik felsefeyi de açıklayan Rümeysa Oğuz, bu tasnifle aşkın olana bir teşekkür sunmak istediğini ifade etti.

"İlk bölüm olan Kelam'da, ilahi kelama bir selam vermek adına peygamber kıssalarından ilham alan öykülere yer verdim. İkinci bölüm olan Kalem'de ise doğrudan bu referanslar olmasa da, Alak Suresi'nde buyurulduğu gibi 'bize kalemle yazmayı öğretenin' sayesinde yazdığım öyküleri topladım. Yazmak benim için sihirli bir hadise ve bu kabiliyet bana bahşedilmeseydi bunu asla yapamazdım" şeklinde konuştu.

Oğuz programın sonunda okuyucuları için kitaplarını imzaladı.

whatsapp-image-2026-06-15-at-16.10.33-(5).jpeg

whatsapp-image-2026-06-15-at-16.10.33-(4).jpeg

whatsapp-image-2026-06-15-at-16.10.33-(3).jpeg

Bu haber toplam 491 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim