Kendimi "tanımlamamayı" tercih ederim. Bir kavram, bir kelime değilim çünkü. Kemiğiyle, iliğiyle, nöronlarıyla canlı bir varlığım. Bir sözlük veya ansiklopedi maddesi değilim.
Şiir yazma biçiminizi anlatır mısınız? Şiirin mutfağı sizde nasıldır?
Her şiirde o mutfak tekrar kurulur, bitince yeniden dağıtılır. Yazdığımdan fazlası ya silinir ya hiç yazılmaz.
Günümüz şiirlerinin sorunları nelerdir? Çözüm ne olabilir? Şiirimizin bugünkü durumu hakkında neler dersiniz?
Güzel şiirler yazılmaya devam ediyor. Herkes kendi türküsünü yazıyor. Çok şiir kimse şiiri umursamıyor da biz de "özgürce" yazabiliyoruz. Eğer şiire önem verilseydi başımız ne belalara girerdi.
Dergi takip ediyor musunuz? Hangi dergilerde yazdınız/yazıyorsunuz? Dergilerdeki şiirler üzerine neler söylersiniz?
Pek çok dergide yazdım. Hatta bununla ilgili bir ödül bile verdiler bana. Dergilerde şiir candır, canandır.
Hikâye / öykü türü günümüzün popüler edebiyat türleri arasında. Şiire ilginin az olduğunu düşünüyor musunuz? Evet ise neden?
Hikâyenin popülerleştiği söyleminin temelsiz olduğunu düşünüyorum. Hikâye kitaplarının fazladan bir tirajı yok mesela. Şiire ilgi az ama kimsenin hikâye, hikâye diye yanıp tutuştuğuna şahit olmadım. Herkes kendi küçük kum havuzunda oynuyor. Şiire ilginin az olması ise bu zamanda bulunmaz bir nimet. İnsanların "ilgileri" dolayısıyla yaptıkları negatif müdahaleler o kadar fazla ki şiire ilgisiz kalınmasını tercih ederim.
Şiir sadece bireysel bir düşünüşün eseri mi yoksa toplumsal olay ve olgular da aynı oranda etkili midir?
Devamı: https://www.kitaphaber.com.tr/sairler-gecidi-suavi-kemal-yazgic-ile-konustuk-k4816.html































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.