Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki akşamki kabine toplantısından sonra Suriye sınırı boyunca “Güvenli bölge oluşturmak için başlatılan çalışmaların eksik kalan kısımlarıyla ilgili yeni adımların yakında atılmasına başlanacağını” söylemesi, yeni bir askeri harekât konusunu Türkiye’nin gündemine sokmuştur.
Türkiye’nin bu yönde bir harekata girişmesi, hem Suriye denkleminde hem de Türkiye’nin Batı dünyası ve Rusya ile ilişkilerinde yeni bir durum yaratacaktır.
Dünyanın sakin bir döneminden geçiyor olsaydık böyle bir harekâtın yaratacağı sonuçlar muhtemelen kısmen sınırlı bir çerçeve içinde kontrol altında tutulabilirdi. Ancak tasarlanan harekât, Rusya’nın işgaliyle başlayan Ukrayna’daki savaşın sürdüğü, bu işgal nedeniyle NATO’nun Finlandiya ve İsveç’i bünyesine katmayı tasarladığı ama bu planların Türkiye tarafından belli taleplerinin karşılanması için bloke edildiği, bunun sonucu Türkiye’nin Batı dünyasıyla ilişkilerinin kritik bir seyre girdiği çalkantılı bir döneme rastlıyor.
Türkiye’nin muhtemel bir Suriye operasyonunun işleri daha da karmaşık hale getirecek bir mesele olarak bu zor denklemin içine şimdiden yerleştiği söylenebilir.






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.