• İstanbul 14 °C
  • Ankara 11 °C

“Şehir insanın fani olduğunu anımsadığı yerdir.”

“Şehir insanın fani olduğunu anımsadığı yerdir.”
Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cevdet Yakupoğlu, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından gerçekleştirilen “Şehir Okumaları” programında Mehmet Önder Karakaş’ın sorularını yanıtladı.

Konya, Malazgirt, Edirne, Bursa, İstanbul, Ankara, Erzurum, Kayseri, Şanlıurfa, Tokat, Van, Malatya, Kıbrıs, Yozgat, Muğla, Adapazarı, Üsküp, Mardin, Diyarbakır, Şırnak, Erzincan, Giresun, Safranbolu, Iğdır ve Rize’nin ardından yirmi yedincisi düzenlenen şehir okumalarının konuğu olan Yakupoğlu, Kastamonu’nun tarihi, coğrafyası, kültürü, şehir ve kent kavramları, gibi muhtelif meseleler üzerine Mehmet Önder Karakaş’ın sorularını yanıtladı.

28.12.2020 tarihinde Türkiye Yazarlar Birliği'nin instagram hesabından canlı olarak yayınlanan söyleşiye katılan Yakuoğlu, Kastamonu’nun Anadolu’nun en kadim şehirlerin biri olduğu belirtti.

Şehrin adının nereden geldiğine dair muhtelif rivayetler bulunduğunu ve Türk-Bizans mücadelesine dayandığını ifade eden Yakupoğlu, rivayet edilen hikâyeyi aktardıktan sonra “Kastın neydi Moni’ye?” cümlesinin şehrin adına kaynaklık ettiğini ifade etti.

Şehrin güneyinde Ilgaz, kuzeyinde Küre Dağları bulunduğunu ve dağlar içinde bir çanağı andırdığını sözlerine ekleyen Yakupoğlu, şehrin 13.000 kilometrekare üzerinde kurulu olduğunu ve yirmi adet ilçesi olduğunu belirtti.

Kastamonu’nun Moğol ve Haçlı istilasına uğramadığının, Cumhuriyete kadar işgal görmeden geldiğinin altını çizen Yakupoğlu, Atabey Gazi’nin Kastamonu’ya şehir kimliği kazandırdığını ve orayı Türk-İslam şehri olarak inşa ettiğini sözlerine ekledi. Fatih Sultan Mehmet tarafından Kastamonu’nun kan dökülmeden fethedildiğini ifade eden Yakupoğlu, şehrin son 1000 yılına Müslüman Türklerin damga vurduğunu sözlerine ekledi.

Kastamonu’nun ev sahipliği yaptığı medeniyetlerden tevarüs ettiği soyut ve somut miraslara da değinen Yakupoğlu, Hemedani Türbesi, Atabey Gazi Türbesi, Şaban-ı Veli Türbesi, Ayağıyanık Türbe, Işıksaçan Türbe, Ali Danişmed Türbesi, Adil Bey Türbesi, İsmail Bey Türbesi, Benli Sultan Türbesi, Abdal Hasan Türbesi’ne şehrin ev sahipliği yapmasının yanı sıra hamam ve çeşmeler yönünden de şehrin çok zengin olduğunu ifade etti. Şehirdeki tarihi hamamların en az 500 yıllık maziye sahip olduğunu ifade eden konuk, Nasrullah Cami, Atabey Gazi Cami, İsmail Bey Medresesi, Tatlı Hatun Kervensaray’ı gibi tarihe şahitlik etmiş pek çok cami, çeşme, medrese ve kervansarayın şehirde bulunduğunu sözlerine ekledi. Ahilik kültürü, davul-zurna geleneği gibi soyut mirasında da hâlâ şehirde varolduğunu belirten Yakupoğlu, şehrin kendine has bir ev mimarisinin de olduğunu dinleyicilerle paylaştı.

Şehir ve kent kavramları üzerine de fikirlerini beyan eden Yakupoğlu, iki kavram arasındaki anlam farkının doğu-batı, uygarlık-medeniyet kavramlarında olduğu gibi aşikar olduğunu ifade etti. Modernleşme ile birlikte şehir kimliğini yok edilirken kent kimliğinin inşa edildiğini vurgulayan Yakupoğlu, “şehir insanın fani olduğunu anımsadığı yerdir” dedi.

Bu haber toplam 152 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim