Üstelik geride kalan zaman genel bir değerlendirme yapmak için yeterlidir. Fakat genel olanın aksine, geride kalan zamanı adlî ve hukukî boyutun dışına çıkarak değerlendirmeye çalışacağız.
Yaklaşık on yıllık zamanda FETÖ’cüler, millî varlığımızı tehdit eden bir yapı olarak tanımlandı. Bu yapının aynı zamanda dinî kimliğimiz açısından sorun olduğu da ortaya çıktı. Bunlar geride kalan zamanın en önemli kazanımlarıdır. Diğer bir kazanım ise FETÖ’nün kaynağının tespit edilmesidir. Eğer FETÖ bize ait bir yapı olarak tehdit tanımına girseydi dönemsel bir sorun olarak görülebilirdi. Hatta onları zaaflarımız arasında görebilirdik. Bu açıdan FETÖ ve benzer yapıların, emperyal merkezlerle çevre ülkelerin eşit olmayan ilişkilerinden doğan ara yapılar olarak tanımlanması farklı bir tutum takındığımızın göstergesidir. Nitekim Türkiye, İsveç ve Finlandiya üzerinden emperyal merkezlere baskı yapınca bağımlı yapılarla ilgili hukukî bir bağlam da oluştu. Dolayısıyla geride kalan bu on yıllık zamanda Türkiye çok önemli bir mesafe kat etmiştir.
Eğer Türkiye süreç içinde fiilî bir durum oluşturmasaydı FETÖ gibi bağımlı yapıların emperyal merkezle ilişkisi teorik mesele olarak görülemezdi. Geçmişte FETÖ ile dirsek teması bilinen liberal muhafazakâr çevrelerin FETÖ meselesini hukuk bağlamına sıkıştırmak istemesi, emperyal merkezlerle çevre ülkeler arasındaki eşit olmayan ilişkiyi bir mesele olarak görmediklerinin kanıtıdır. 15 Temmuz sonrasında yaşanan büyük olaylar da temas hâlindeki çevrelerin FETÖ konusunda yeni bir tutum takınmasına yol açmadı. Aksine bu çevreler, muhalif duruş gibi farklı gerekçelerle konumlarını sağlamlaştırmayı tercih ederek devletin FETÖ ile mücadelesinde eleştirel bir tutum takındı. Bu, CHP şemsiyesi altındaki gruplar için de geçerlidir. Geçmişe nispetle bir araya gelmesi mümkün olmayan çevrelerin birlikteliğini de fiilî bir durum olarak görmemiz gerekir. Fiilî durum Türkiye’yi yeniden şekillendirdi.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.