Etrafa birçok yeni bina yapılmış, siteler çoğalmış.
İstanbul, Ankara, Kocaeli ve diğer büyükşehirlerdeki evlerini satıp, kiraya verip buraya yerleşenlerin sayısının hızla arttığından bahsettiler.
Büyükşehirlerden küçük yerleşim birimlerine geçişler epeyce artmış.
Öte yandan köye yerleşmek isteyenlerin sayısı da az değil.
Tamamen yerleşmek mümkün olmuyorsa, hiç olmazsa yazın birkaç aylarını köylerinde geçirmek isteyenler…
Devletimizden "köye dönüşü" teşvik edici adımların atılmasını talep ediyorlar.
Ne gibi adımlar?
Kulak verelim:
KÖYE DÖNÜŞLER!
Çocukluğumu İstanbul, Haseki’de geçirdim.
Sur içinde, Aksaray Topkapı Hattı’nda bir semt.
Haseki Hastanesi’ni ve Cuma Pazarı’nı hemen herkes bilir.
Geçtiğimiz hafta alış veriş için Cuma Pazarı’na giden bir büyüğümüz, “Sorma Serdar” dedi;
“O güzelim Cuma Pazarı ne hale gelmiş! Adım atacak yer yok. Yaşanmaz burada, yaşanmaz İstanbul’da!”
Evet, yaşanmaz da…
Ne yaparsın?
*
Biraz kafa dinlemek için geldiğimiz Kastamonu’nun Araç İlçesi’ndeki pazar da Cuma günleri kuruluyor.
Pazarın hemen yanındaki “çay bahçesi”nde otururken epeyce lâfladık Araçlılarla.
Etrafa epeyce yeni bina yapılmış, siteler çoğalmış.
İstanbul, Ankara, Kocaeli ve diğer büyükşehirlerdeki evlerini satıp, kiraya verip buraya yerleşenlerin sayısının hızla arttığından bahsettiler.
Araç şirin ve “küçük” bir ilçe, aşağı yukarı 20 bin nüfusu var.
Sağlık ve eğitim alanlarındaki imkânları kısıtlı.
Bazı eksiklikleri var tabii büyükşehirlere, orta boy şehirlere göre.
Buna mukabil yeşilliğini, güzelliğini muhafaza ediyor.
Civarda çok sayıda köy var, buraya yerleşenler köy hayatına da çok yakın oluyor.
Artısını eksisini hesap ederek “yerleşmeyi” düşünenlerin taleplerinden dolayı, yeni dairelerin fiyatları hayli artmış.
İki artı bir daireler 600, 700 bin lira civarıymış, biraz daha büyükleri için 1 milyondan bahsediliyor.
Büyükşehirlerde evleri olan bazı “sağlıklı emekliler” oradakini satıp buradan satın alıyorlarmış.
Bazıları da oradakini kiraya verip, buradan kiralık ev tutuyorlarmış.
İstanbul’da ev kirası en az 4 bin lira malûm, burada ise en fazla bin lira.
*
İmkânı, hevesi olanlar mekân değişikliği yapıyor işte.
Sohbet ettiklerimiz arasında böyle imkânları olmayanlar da vardı.
Mesela, bir beyefendi üç yıl evvel emekli olmuş.
Yakınlarda baba köyü varmış, orada da üzerine ev yapabileceği müstakil tapulu toprağı, elinde de Araç’ta ev almasına yetmeyecek kadar parası.
Şimdilerde köye ev yaptırmak iyice zorlaşmış; proje, harç şu bu, birçok kalem saydı ve “yöneticilerimizden” köye dönüşü zorlaştırmamalarını, aksine teşvik etmelerini istedi emekli beyefendi.
Artık yaşanmaz hale gelen şehirlerimizden buralara, köylere gelişler artsa…
Eski evlerini toparlamak, yeni ev yaptırmak isteyenler için “teşvik edici” uygulamalar olsa…
“Çok iyi olmaz mı?” diye sordu Araç’taki emekli vatandaşımız.
****
Devamı: https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/koye-donusler-329/






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.