Gazze'deki insani facia hat safhada... Sert kış havası, yağmur, sel, fırtına, nihayetinde kar ve dondurucu ayaz, hayata tutunmaya çalışan son Gazzelilerin hayat memat sınavına dönüştü... Karın altında çıplak ayaklarıyla bir parça ekmek bulmak için sağa sola bilinçsizce bakınan küçük çocuklar... Buzun üzerinde uyur uyanık başı önüne düşüp düşüp kalkan sahipsiz bebeler... Bebeğin bebeği avutmaya çalıştığı o büyük kimsesizlik... Ve kıyı kenar toprak renginde anneler, solgun, titrek, yapayalnız ve gencecik anneler...
Filistin'de ve Gazze'de o kadar çok anneyi öldürdü ki İsrail, o kadar çok bebeği öldürdü ki İsrail, o kadar çok neneyi katletti ki İsrail... Her yaştan kadın, kundaktakinden, beli bükük bastonlusuna kadar, her yaştan kadın, büyük bir soykırıma uğratıldı İsrail tarafından...
Keza yine Suriye zindanlarında, yedi kat yerin dibine adeta diri diri gömülerek unutulmaya terkedilmiş kadınları Mezopotamya'nın... Gördüğü işkencelerle aklını yitirmiş, 20'lerinde girdiği karanlık zindanlardan 70'lerinde çıkabilen o kadınların gözlerindeki şiddet...
On binlercesi vahşice öldürüldü bu coğrafyanın garip kadınlarının, binlercesine tecavüz edildi, işkence, dayak, aç bırakılma, susuzluk, yerinden yurdundan edilme ve bin türlü fena muameleye uğradılar. Ah'ları yedi göklere ulaştı da gökler sarsıldı, yer sarsıldı da, sesleri yine de işitilemedi...
Yazının devamı için:https://www.star.com.tr/yazar/gozleri-var-gormez-kulaklari-var-isitmez-yazi-1990107/































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.