Mukarrir ve Muhatap
Huzur derslerinde dersi takrir eden âlime “mukarrir”, müzakereci durumunda olan âlimlere önceleri “tâlip”, daha sonra “muhatap” denilmiştir.
Mukarrir, Huzur derslerinde ilmiye sınıfının en yetkilisidir. Her meclisin ayrı bir mukarriri vardır. Mukarrirler, aynı Ramazan içindeki meclislerde bir mukarrir, birkaç defa mukarrirlik yapamazdı. Mukarrir, şeyhülislâmın önermesi ve padişahın onayıyla belirlenirdi.
Mukarririn görevi, o gün seçilen ayetleri önceden hazırlamak, oturumda Kadı Beyzâvî tefsirinden takrir etmek, muhatapların sorularına cevap vermek ve nihayet dua ile oturumu kapatmaktı.
Muhatap, Huzur derslerinde mukarririn sağında ve solunda oturan ve mukarrirle dersi müzakere eden âlime denirdi. Muhatap, hiçbir zaman tek kişiden oluşmaz, en az beş kişiden oluşurdu. Muhatapların seçimi de şeyhülislamın seçim ve önerisi ile padişahın onayıyla seçilirdi. Muhatapların görevi, seçilen ayete önceden hazırlık yapmak, müzakere etmek ve katkı sağlamaktı.
Devamı: https://www.milligazete.com.tr/makale/9865361/siyami-akyel/huzur-dersleri-ii































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.