• İstanbul 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 20 °C
  • Konya 17 °C
  • Sakarya 16 °C
  • Şanlıurfa 24 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Gaziantep 19 °C
  • Bolu 12 °C
  • Bursa 19 °C

Süleyman Seyfi Öğün: ABD’nin kayıpları

Süleyman Seyfi Öğün: ABD’nin kayıpları
Körfez Savaşı’ndan başlayarak ABD’nin Orta Doğu ağırlıklı olarak başlattığı yıkım harekâtları, bugüne kadar yakalamış olduğu başarıyı bir çırpıda kaybetti. Bugün târihi ehemmiyete sâhip. Meseleye kitâbın ortasından girelim: ABD İran’da mağlup oldu.

Başa dönelim ve savaşın arifesindeki havayı bir hatırlayalım. Tehditler havada uçuşurken otoriteler iki farklı kulvarda tahmin yürütüyordu. Bâzıları bu savaşın ABD için tam bir felâket olacağını; bu sebeple İsrâil’in zorlamalarına rağmen ABD’nin bu savaştan uzak kalacağını iddia ediyordu. Akılcı düşünen, bunun bir karşılığının da Beyaz Saray’da olduğunu düşünen çevrelerdi bunlar. Trump gibi ayarı bozuk bir liderin varlığına rağmen ABD’nin müesses aklının bu kumarı oynamaktan imtina edeceğini iddia ediyorlardı. Bunun aksine düşünenler de mevcuttu. Doğrusu ben de onlardan biriydim. Trump’ın Amerikan müesses yapılarını ağır bir şekilde tahrip ettiğini, tasfiyelere rağmen mevcûdiyetlerini devâm ettirenler olsa bile sindirildiklerini düşünüyordum. Meydan Hegseth ve Rubio gibilere kalmıştı. Bu arada Netanyahu sık sık ABD’ye gidiyor, Trump’ı baştan çıkarmaya devâm ediyordu. Neticede ok yaydan çıktı. Savaş başladı.

Savaşın seyrine dâir düşünce ve tahminlerim ise zamâna bağlıydı. Eğer iki hafta direnebilirse ibrenin İran’dan yana büküleceğini iddia etmiştim. Bu zamân dolduktan sonra iştirak ettiğim bizim Akıl Odası’nda nihâî hükmümü ortaya koydum. ABD’nin bu savaşı her şekilde ve çok katmanlı olarak kaybettiğini açıkça ifâde ettim.
Savaş devâm ederken iki yan hâdise yaşandı. Bunlar da kanaatimin kuvvetlenmesine sebebiyet verdi. İlki ABD’nin içinden geldi. Trump’ı iktidâra taşıyan MAGA Hareketi ikiye ayrıldı. Bir tarafta siyonist MAGA’cılar; diğer tarafta ise onlara tepki veren siyonizme mesâfeli hattâ karşıt olan MAGA’cılar vardı. Charles Kirk’ün sûikaste mâruz kalması ve hayâtını kaybetmesi bunun ilk işâretiydi. Tucker Carlson gibi çok kuvvetli bir kanaat lideri, İsrâil seviciliğe karşı her gün ve şiddeti biteviye artan açıklamalarda ve eleştirilerde bulunuyordu. ABD kamuoyundaki yerleşik İsrâil seviciliği hızla erimekteydi. Vurucu gelişmelerden birisi, Trump tarafından büyük medhiyelerle İstihbârat Direktörüğü gibi çok kritik bir vazifeye getirilmiş olan Joe Kent’in Beyaz Saray’a ağır eleştiriler yaparak istifâ etmesiydi. Gerisi çorap söküğü gibi geldi. Son general tasfiyeleri bunun en keskin evresiydi. ABD’de tam bir iç bozgun havası esmeye başladı.
İkinci gelişme ise Rusya ve Çin’in tarafından geldi. Savaşın arifesinde ABD’den İran’a karşı ağır tahkir ve tehditler havada uçuşurken ne Çin ne de Rusya’dan ses çıkıyordu. Her şey Venezüela’da olduğu gibi seyrediyordu. Maduro devrilip yaka paça esir alınırken orada da bu iki devletten tıs çıkmamıştı. Bâzı otoriteler bunu, bu iki devletin ABD karşısındaki zayıflığı olarak değerlendirme basitliği gösterdi. Ben de bunlara bakıp, eğer böyleyse “O zaman dükkânı kapatsınlar” dediğimi hatırlıyorum. Zamân içinde Rusya ve Çin’i küçümseyenlerin ne kadar hatâlı oldukları anlaşıldı. Rusya ve Çin’in sessizliği derin bir hazırlığın içinden geliyordu. ABD müesses aklı bastırılırken, Rusya ve Çin’de neticeleri sağlam bir şekilde gören bu akıl tam kapasite iş başındaydı. İsrâil’de Siyonist bir barbarlıkla başlayan bir akıl tutulması ABD’ye sirâyet etmişti. Netanyahu ve Trump bu mikrobu ha bire birbirlerine bulaştırıyorlardı. ABD’yi yıpratmak adına bundan daha iyi bir fırsat olamazdı. Çin ve Rusya İran’a en başta uydu ve sinyal sistemlerini devreye sokarak muazzam bir destek verdiler. Zamân içinde İran füzelerinin giderek artan bir hedef tutturma kâbiliyeti kazandığını gördük. Ama desteğin bununla mahdut kalmadığını, Çin ve Rus kargo uçaklarının İran’a birbiri ardına indiğini ve şimdilik neler olduğunu bilmediğimiz silâhlar aktardığını tâkip ettik. Artık İsrâil-ABD ikilisinin hâl-i hazırdaki kayıplarını bir elden geçirelim.


Devamı:https://www.yenisafak.com/yazarlar/suleyman-seyfi-ogun/abdnin-kayiplari-4813465

Bu haber toplam 335 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim