Kozmopolitistler, dünyanın çeşitli bölgelerinde yer alan kabile dillerinin dahi değerler üzerine konuşmamızı sağlayacak paralel kelime hazinesine sahip olduğunu öne sürer.
Hal böyle olunca zaten ya aynı ya çok paralel kelimeleri kullanan insanlar bir meseleyi konuşmaya başladıklarında hemen anlaşabileceklerini varsayan bir anlayış vardır ortada.
Fakat bu safdilce bir önermedir. Aynı kelimeler kullanılsa dahi, bu kelimeleri yüklenecek anlamların birbirinden çok farklı olacağını hemen hepimiz biliriz.
Bu farklılık, idrak noktasında kendini ortaya koyacağı gibi, tutum ve davranışlarda da gözle görülebilir yansıma ortaya koyar.
Örneğin, nezaket kelimesi bir Amerikalının dilinde ve muhayyilesinde de kendisine bir karşılık bulur; fakat bir Amerikalının en nazik tutumu dahi bir Japon açısından oldukça nezaketsiz bir davranış şekli olarak görülebilir.
Oysa her ikisi de nezaket olarak adlandırılan şeylerdir.
Hulasa, kuru bir lügat benzerliği insani benzerliğe dönüşmekten çok uzaktır.
Devamı: https://www.aksam.com.tr/yazarlar/taceddin-kutay/bizim-lugatimiz-farkli/haber-1263513































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.