• İstanbul 23 °C
  • Ankara 18 °C

Tarihin İnkilap Etmesi

Memiş Okuyucu

Yazarından imzalı kitap sahibi olmak bendeniz için daima bir ayrıcalık olmuştur. Bizzat kendileri tarafından imzalı olarak aldığım ve sayısını unuttuğum kitapların en sonuncusu: Milli Mücadelenin Zaman Akışı. Bu kitabı bir solukta okudum. D.Mehmet Doğan’ın son yayınlanan kitabı Milli Mücadelenin Zaman Akışı (Yazar Yayınları, Aralık 2019) üzerine yazıyoruz.  Kitap, D.Mehmet Doğan’ın Batılılaşma İhaneti ile başlayan yazarlık serüvenindeki 32. kitabı olarak yayınlandı.  Kitapta, muhtevasında belirtildiği üzere kronolojik bir yakın tarih anlatımı yapılmakta. Dönem olarak 1914 ila 1923 yılları arasını kapsıyor. Zamanı sınırlı ama tesirleri, sonuçları oldukça geniş bir dönemi içine almakta.

Bu kitap, imparatorluğun girdiği birinci cihan savaşını, bu savaşın boyutlarını, etkilerini, sonuçlarını kapsayan döneme dair isimler ve hadiseler üzerine etraflı kronolojik bilgiler vermekte. Savaş sonrası mütareke dönemi, İstanbul’un işgal altındaki çok yönlü  şartları, mütareke dönemi işgalinden çıkış için devlet aklının harekete geçmesi, devlet aklına yön veren saikler, bu dönemde müessir olan  askerî ve sivil erkân tanıtılmakta. O dönemin çetin şartları altında ortaya atılan kurtuluş reçeteleri, öne çıkan isimler, guruplar, dönem hadiselerinde dahli olan iç-dış güç odaklarını kitabın satır aralarında bulmaktayız.  İngiltere başta olmak üzere İtilaf devletlerinin dönem hadiseleri üzerine etkileşim çabaları da bu kitapta işlenmiş.

Kitapta, Anadolu’da gelişen harekete karşı zaman zaman İstanbul’a, kimi zaman Ankara’ya doğru çeken, zaman zamanda iki tarafı üzerine çektikleri  krizler üzerinden kontrol çabaları şeklinde tezahür eden İngiliz tutumu  bariz şekilde görülmektedir. Yunanlıların Anadolu’ya çıkışların da ve Anadolu’daki hareketleri esnasındaki etken İngiliz tutumu da dikkatlere sunulmakta. Bazan Yunanlılar’a, zaman zaman Anadolu hareketine, kimi zamanda İstanbul hükümetine karşı devamlı surette  sürece müdahil olan geleneksel İngiliz politikasının izlerini her aşamada görmek mümkün olmaktadır.

Bu kitapta, o dönem tarihini yapanların, yaşadıklarına ve yaşattıklarına   sadık kalan bir bir tarih yazımı benimsenmiş.

Yakın tarihimiz deyince, malum olduğu üzere gerçekliği hep tartışılan bir dönemi konuşmuş oluyoruz. Cumhuriyetin hemen öncesi, kurtuluş ve kuruluş, bu dönemin başlıca konu başlıkları olmaktadır.

 Bir tarafı ile yıllar yılı oluşturulmuş suni hakikatler etrafında deveran ettirilen bir ‘inkılap tarihi’nin mevcudiyeti orta yerde durmakta. Tarih adı ile oluşturulmuş bir takım bilgiler zihinlere ‘ezber’ ettirilmekte. Araştırma, soruşturma, deney, gözlem, belge gibi hiç bir ilmi, itibari ölçüye uymayan bilgiler, ders ve tarih olarak okutulmakta. Diğer  taraftan da ilmi genel geçer ölçülere uygun tarih yazıl/a/mayınca, tarih namına ortalığı bir takım dogmatik efsaneler kaplamakta. Böyle bir ortamda tarihin gerçekliğini ortaya çıkarmak ise büyük emek, çaba, akıl, bilgi ve ilmi mahfuzat gerektirmekte. D.Mehmet Doğan bütün ömrünü adadığı hakikat davasında, böylesi güçlü bir arka plan ile bir döneme ışık tutmaktadır.

Çok bilinen bir sözdür: ’Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.’

D.Mehmet Doğan,  ilk kitabından itibaren yakın dönem tarihi hakikatlerini yazmayı kendine yol ve meslek edinen nadir yazarlardan birisidir. O döneme dair bir çok yazı ve eserler kaleme aldı. Ayrıca bu alanda onlarca yazar da eser verdi. Bunlar arasında neden  D. Mehmet Doğan ismi öne çıkmakta?

Yazar engin hafızası ve  araştırmaya dayalı bilgilerinden hareket etmekte. Objektif tarih ve ilmi çabası, hakikatı arama iştiyakı ve gerçekleri ortaya çıkarma kaygısı, eserin her bölümünde göze çarpmakta.  Doğru, yalın ve hakikat bilgisinin çabası her satırda özellikle dikkati çekmektedir. Eserin, ilmi ve hasbi tarafı her bölümünde  temayüz ettirilmiştir. Bütün kalem çabasında olduğu gibi bu eserde de esas ölçü, bilginin hakikatine ulaşabilmektir. Milli Mücadelenin Zaman Akışını okurken bu gerçeğin ilmek ilmek zihninize işlendiğini hissediyorsunuz. En zor dönemde bu kitabın temelleri atılmış. Ve nihayet en çok tartışılan dönemimizi, en tartışmasız olarak  aydınlatan bir eser olarak bu kitap ortaya çıkmış. Bu kitabı okuduktan sonra, dönemi anlatan ve ‘bilgi’ diye ortaya sürülen bir çok anlatımın bir efsane olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönü ile tarihi bilgi diye ortada dolaşan bir çok eser, yayın ve mevkutenin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

 D.Mehmet Doğan, Türkiye’nin en tartışmalı, en çok konuşulan, ‘ezberler’ ile ‘hakikatler’ arasında en çok git gel yaşanan bir dönemini büyük bir ilmi hakimiyet ile yazmış. Kitap bilgiye, delile, kaynaklara dayalı olarak yazıldığı için sahih bir tarihi hakikat bilgisi içermekte. Eser arı, duru, anlaşılır ve sade bir üslupta yazılmış. İlmi keyfiyeti oldukça yüksek, istifadeli bir eser.

D.Mehmet Doğan, münevver birikimi, medeniyet perspektifimizin yeni asırdaki inşası alanındaki çalışmaları, milli hafızaya dair güçlü arka planı, ilim yolculuğundaki hakikati  dava edinen duruşu ile çağımıza öncü isimlerden biridir. Bu yönü ile kendisine  Ansiklopedik İslam Lügati/Ansiklopedik Türk Medeniyet Tarihi Lügati de diyebiliriz. İşte böylesi geniş bir birikimin sahibi tarafından yazılabilirdi; Milli Mücadelenin Zaman Akışı. D.Mehmet Doğan’da böylesi güçlü bir arka plan bilgisi ile bu eseri meydan getirmiş.

O dönem ki, bir kesim için keyfiyet mekanı ezberlere dayalı kumdan kalelerle çevrili idi. İşte bu kitap, o zihin konforuna  dayalı siperlerde yaşayanların, konforlarını bozacak bir muhtevaya sahiptir. Bu kitap ile üzeri şalla örtülmüş tarihi hakikatler, kronolojik bilgiler ışığında ortaya konulmuş durumdadır. Yazar sunuş yazısında bu durumu: ‘Milli Mücadele konusunda ideolojik ‘’gerçek’’lere teslim olmamak’ olarak açıklamıştır. Bu kronolojik bilgiler, yer yer  açıklamalarla desteklenmiştir. Kitapta tarihi hakikatler zihin açıcı, ufuk açıcı ve akletme kapasitesini harekete geçirici mahiyette sunulmuş. Tarihe, hakikat bilgisinin ışığı tutulmuştur. Görmek, bilmek isteyenler için çok değerli bilgiler büyük bir vukuf ile yazıya dökülmüş. Bu kitaba, ‘’tarihin hakikatine inkılap etmesi’’ misyonunu görmekte diyebiliriz. Bu yönü ile bu kitap, bütün üniversite kürsülerinde Yakın Tarihimiz başlığı ile okutulacak bir başyapıt niteliğindedir.

Sağlıcakla kalınız efendim.

Bu yazı toplam 223 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim