Eskişehir'de yayınlanan bir tebliğde Demokrat Parti başkanlarının beraberlerinde 12 uçak dolusu altın mücevherat ve parayı yabancı memlekete kaçırmakta iken yakalandıkları yalanına yer veriliyordu. Kılıçdaroğlu'nun bugünlerde kullandığı 'Yurt dışına kaçacaklar' yalanı da 27 Mayısçılardan kopya ediliyor.
27 Mayıs darbesinin üzerinden 62 yıl geçti. Darbeyi hazırlayanlar ve yapanlar ile darbeye maruz kalanlar, Türkiye'de iki ana damar siyaseti temsil ediyor. Bir tarafta millet iradesine dayanan, kalkınmacı ve reformcu siyasi ana damarı temsil eden Demokrat Parti var. Diğer tarafta ise vesayet odaklarına dayanan, jakoben ve statükocu siyasi ana damarı temsil eden CHP var. Günümüzde de aslında bu iki ana damar siyasetin ittifaklar üzerinden yürüdüğünü söylemek mümkün. DP mirasını bugün AK Parti'nin devam ettirdiğini ve CHP'nin ise aradan onca yıl geçmesine rağmen eski alışkanlıklarını değiştirmediğini görüyoruz. Hatta bugün CHP'nin iktidara karşı yıkıcı muhalefet anlayışının geçmişten kopyalanan ithamlarla ve aynı yöntemlerle sürdürüldüğüne şahit oluyoruz. Samet Ağaoğlu'nun 'Marmara'da Bir Ada' ve 'Yassıada, Kayseri ve Toptaşı Cezaevi Günlükleri' kitaplarında yer verdiği hatıraları, bilgileri ve savunmaları okuduğumuzda CHP'nin bugünkü tutumlarıyla benzerliklerine bakıp hayret ediyoruz. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun bugün iktidarı suçladığı yolsuzluklar ve "Dikta rejimi", "Kaçacaklar" söylemleri ithamlarının o zaman da benzer biçimde dile getirildiğini gösteren çok örnek var.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.