Oruçlu bir coğrafyaya bomba düşürmek, uluslararası hukukun seçici işleyişini ve küresel vicdanın çöküşünü simgelemektedir. Türkiye Yazarlar Birliği olarak, bölgeyi topyekûn bir ateş çemberine sürükleyen bu zorbalığı şiddetle kınıyor, inançlara ve insan şerefine saygı adına bu saldırıların derhal durdurulması gerektiğini vurguluyoruz.
Savaşların önce zihinlerde başladığı gerçeğinden hareketle dünyadaki tüm yazar, sanatçı ve fikir insanlarını silahların susması için küresel bir "Vicdan İttifakı" kurmaya davet ediyoruz. Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi kurumların "kaygı duyuyoruz" söyleminin ötesine geçerek, somut diplomatik yaptırımlar uygulaması hayati önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki hukuk herkes için eşit uygulanmadığında kimse için güvence teşkil etmez ve kalemin sustuğu her yerde tarih yalnızca yeni acıları yazar.
Bölgemizi kuşatan bu tehlikeli süreçte, Türkiye’nin güvenliği ve bekası için her zamankinden daha fazla birlik, beraberlik ve ferasete ihtiyaç duyulmaktadır. İç tartışmaları bir kenara bırakıp milletçe kenetlenmek, devletimizin bu yangın karşısında akılselim ve merkez güç olma vasfını pekiştirecektir. Ramazan’ın rahmet ikliminin savaşın karanlığını boğmasını temenni ediyor, ülkemize dirlik, coğrafyamıza huzur ve tüm insanlığa merhamet diliyoruz.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.